"Çoktan beri ruhuma ihtar edilmiş ki, Ziya namında birisi, Risale-i Nur namına büyük bir hizmet edecek." İhtarın Ziya isimli biri olarak gelmesinin hikmeti ne olabilir?
Değerli Kardeşimiz;
"Risale-i Nur’un avukatı Ziya’yı bizim tarafımızdan hem çok teşekkür, hem tebrik ediniz. Çoktan beri ruhuma ihtar edilmiş ki, Ziya namında birisi, Risale-i Nur namına büyük bir hizmet edecek. Bu mesele gösterdi ki, o Ziya, bu Ziya’dır. Bizleri ebede kadar minnettar eyledi..." (Emirdağ Lâhikası-I, 24. Mektup)
Bedîüzzaman Said Nursî Hazretleri'nin Risale-i Nur eserlerinde yer alan bu tür ihtar, sünuhat ve manevi sübûtlar, evliyaullahın hayatında sıklıkla görülen gaybî müjdeler ve kalbe doğuşlar (ilahî ihtar) kategorisindedir. Üstad'ın bu ihtarı nasıl almış olabileceği ve neden özellikle "Ziya" ismiyle tecelli ettiği meselesi birkaç hikmet ve manevi yaklaşımla açıklanabilir:
İsim ve Mana Mutabakatı (İlahi Tevafuk):
"Ziya" kelimesi Arapça kökenli olup nur, ışık, aydınlık manasına gelir. Risale-i Nur ise imanî hakikatleri ve Kur'ân'ın feyizli nurunu zamanın zulmetlerinden kurtararak insanlığın irfanına sunan küllî bir manevi reçetedir. Dolayısıyla nurlar namına hizmet edecek bir şahsın isminin manevi âlemde "Ziya" (nur / aydınlık) olarak bildirilmesi, ismin müsemmaya (anlama) olan remzî ve manevi uygunluğu sırrındandır.
Kalbe Gelen İlhâmî ve Sünuhatî Hakikatler:
Bediüzzaman Hazretleri, eserlerinin telifinde ve talebelerinin hizmet tarzında sıklıkla manevi ihtar ve sünuhatlara mazhar olduğunu ifade etmiştir. Evliya ve asfiyanın kalbi, masivadan arındığı ölçüde gaybî inkişaflara ve ilahi ihbarlara ayna olabilir. Üstad Hazretleri de hizmetin gelecekteki bir safhasında gayret gösterecek sadık bir şahsı, manevi bir ikaz veya rüya-yı sadıka kabilinden "Ziya" ismiyle önceden sezmiş ve ruhuna ihtar edilmiştir.
Hizmetin İstikbaline Dair İşaretler:
Risale-i Nur hizmetinin geniş dairelerde iman esaslarını neşredeceği dönemlerde, gayretli şahsiyetlerin manevi âlemde ehl-i hakikate tanıtılması, hizmet erlerinin şevkini artırân ve manevi tesanüdü pekiştiren bir unsurdur. Üstad'ın bu tespiti, o şahsın ileride yapacağı sadık ve nurlu hizmetin bir tür takdir ve taltifidir.
Bu durum, evliyanın keramet nevinden sayılan "firasette isabet" ve "gaybî ihbar-ı sâdık" daireleri içinde değerlendirilir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü