Bir kadın neden "erkeğin himaye ve yardımına" muhtaçtır, "Kendini sevdirmek ve nefret ettirmemek" için tesettüre neden ihtiyaç duyar?
Değerli Kardeşimiz;
"Tesettür, kadınlar için fıtrîdir ve fıtratları iktiza ediyor. Çünkü kadınlar hilkaten zayıf ve nazik olduklarından, kendilerini ve hayatından ziyade sevdiği yavrularını himaye edecek bir erkeğin himaye ve yardımına muhtaç bulunduğundan, kendini sevdirmek ve nefret ettirmemek ve istiskale mâruz kalmamak için fıtrî bir meyli var." (Lem'alar, Yirmi Dördüncü Lem'a, Birinci Hikmet)
Bu ifadeler, kadın yaratılışının yani fıtratının psikolojik ve sosyolojik gerçekliklerini, insanın yaratılış gayesi ve hayat şartlarıyla birlikte ele alır. Bahsettiğiniz iki mühim hususu sırasıyla ve daha sade bir dille açmaya çalışalım:
Kadınlar Neden Bir Erkeğin Himayesine Muhtaçtır?
Metindeki "hilkaten zaîfe ve nâzik" ifadesi, kadının fiziksel ve ruhsal yapısının latifliğine ve hassasiyetine işaret eder.
Fiziksel ve Sosyal Şartlar: Geçmişten günümüze kadar hayatın ağır yükleri, zorlu mücadeleleri ve dış dünyadaki tehlikeler ekseriyetle büyük bir fiziki dayanıklılık gerektirmiştir. Kadın ise yaratılış itibarıyla anne olma potansiyeline, daha narin ve ince bir bünyeye sahiptir.
Anneliğin Getirdiği Sorumluluk: Kadın, hem kendisini hem de kendinden çok sevdiği, korumasız yavrularını beslemek, büyütmek ve dış etkenlerden korumak zorundadır. Tek başına hem dışarıda rızık aramak hem de içeride çocukların bakımını üstlenmek insan fıtratını çok zorlayan bir durumdur.
Şefkat ve Korunma İhtiyacı: İşte bu noktada, erkeğin fıtratına yerleştirilen koruma duygusu, adalet hissi ve çalışma gücü devreye girer. Kadın, kendisini ve yavrularını güvenle emanet edebileceği, sırtını dayayabileceği bir hayat arkadaşının desteğine ve himayesine ihtiyaç duyar. Bu durum bir acizlik değil, karşılıklı yardımlaşma üzerine kurulmuş ilahi bir fıtrat kanunudur.
Bir Kadın Kendisini Sevdirmek ve Nefret Ettirmemek İçin Neden Tesettüre İhtiyaç Duyar?
Metinde geçen "kendini sevdirmek ve nefret ettirmemek ve istiskâle maruz kalmamak" kısmı, insan psikolojisinin derinliklerine hitap eder:
Saygı ve Sevgi İsteği: İnsan, tabiatı gereği sevilmek, değer görmek, etrafındakilerden hürmet ve muhabbet görmek ister. Bu duygu kadınlarda daha latif ve daha hassastır.
Değerin Korunması: Kadın, tesettürsüzlük sebebiyle mahremiyetini dış dünyaya açtığında, toplumda geçici bakışlara veya nefisleri tahrik eden yaklaşımlara maruz kalabilir. Bu durum, bir süre sonra onun şahsiyetine ve ruhî değerine değil, yalnızca dış görünüşüne odaklanılmasına yol açar. Bu da zamanla kadının istiskâle (itilmek, hor görülmek, değersizleştirilmek) uğramasına neden olur.
Fıtri Meziyetlerin Ön Plana Çıkması: Tesettür; kadının güzelliğini, bedenini ve mahremini koruyarak onun ahlakının, zekâsının, şefkatinin ve insanî vasıflarının sevilmesini sağlar. Böylece nefret ettirecek veya istiskâl edilecek durumların önüne geçilmiş olur. Kısacası tesettür, kadının toplum içinde hak ettiği hürmeti görmesini ve gerçek manada değerli hissetmesini temin eden fıtri bir kalkandır.
İlave bilgi için tıklayınız:
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü