"Esmâ-i hüsnânın insanlar üzerindeki tecellisi ve tezahürü" Risalelerde nasıl anlatılmaktadır?
Değerli Kardeşimiz;
İnsan Cenab-ı Hakk’ın isimlerine en geniş ve kâmil bir aynadır.
“Cenab-ı Hak insanı bütün esmasına câmi’ bir ayine ve bütün rahmetinin hazinelerinin müddeheratını tartacak, tanıyacak cihazata malik bir mu'cize-i kudret ve bütün esmasının cilvelerinin inceliklerini mizana çekecek aletleri havi bir halife-i arz suretinde halk etmiştir.” (Mektubat)
“İnsan şu kâinat ağacının en son ve en cem'iyetli meyvesi… ve istidadca en zengini…”dir. İşte insan bu istidat ve mahiyetinden dolayı, yer, gök ve dağların tahammülünden çekindiği, mes’uliyeti çok ağır olan emaneti yüklenmiş ve kendisine verilen sıfatlarla Cenab-ı Hakk’ın sonsuz sıfatlarını bilmiştir.
İnsan bu cihetiyle meleklerden üstün kılınmış, yeryüzünün halifesi olmuştur. Bu şeref ve kıymetinden dolayıdır ki, Cenab-ı Hak, bütün meleklerin ona, hürmet mânâsında, secde etmelerini emretmiştir.
Tezahürün diğer bir yönü:
Üstad hazretleri “... Esmâ-i hüsnânın her bir isminin feyz-i tecellisine bir mazhar-ı câmi’ olmaya çalış” buyurmakla, insanın çalışarak elde edeceği esmâ tecellilerine dikkat çekmiş ve onu bu sahada gayret göstermeye teşvik etmiştir.
Allah (cc.) mükrimdir, kullarına ihsanda bulunur, onların da birbirine yardım etmesini sever. İkram eden Allah’ın Kerîm ismine mazhar olur. Cenâb-ı Hak nihâyetsiz merhamet sahibi ve affedicidir. İnsanları affeden Afüvv ismine mazhar olur. İnsanların kusurlarını örten Settar ismine, her işinde âdil olan Adl ismine mazhar olur.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü