"Matbuat nizamnamesini, vicdanınızdaki hiss-i diyanet ve niyet-i hâlisa tanzim etmeli... Yanlışlık, tatbik-i nazariyat ve muktezâ-yı hali düşünmemekten çıkar." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ey gazeteciler! Edipler edepli olmalı; hem de edeb-i İslâmiye ile müteeddib olmalı. Ve onların sözleri, kalb-i umumî-i müşterek-i milletten bîtarafane çıkmalı. Ve matbuat nizamnamesini, vicdanınızdaki hiss-i diyanet ve niyet-i hâlisa tanzim etmeli. Halbuki, siz iki kıyâs-ı fâsidle, yani taşrayı İstanbul'a ve İstanbul'u Avrupa'ya kıyas ederek efkâr-ı umumiyeyi bataklığa düşürdünüz."(1)

Medya, bu asırda çok büyük bir önem kazandı ve âdeta toplumun gözü kulağı hâline geldi. Dolayısı ile medyanın da kendine özgü bir sistemi ve ahlakî düzeni olması gerekir. Bu sistem ve ahlakî düzen de toplumun inanç ve kültürüne uygun olmak iktiza eder.

Medyanın en önemli yayın ilkeleri edep, bitarafane yayın yapmak ve vicdanlı olmasıdır. Özellikle de İslam ahlakı ve dini hissiyatı yayın ilkelerine tam bir ölçü olarak koymalıdır. Çünkü İslam memleketinde yabani bir fikriyat ve ilke ile yayın yapılmaz.

Halbuki Batı medeniyetine özenen basın, iki bozuk kıyas ile taşrayı İstanbul ile İstanbul’u da Avrupa ile kıyaslayarak, yanlış bir yayın politikası izlemiş ve toplumun fikriyatını büyük bir yanlışın içine sürüklemiştir...

(1) bk. Tarihçe-i Hayat, İlk Hayatı.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 2.385
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Adem68474

Yanlışlık, tatbik-i nazariyat ve mukteza-yı hâli düşünmemekten çıkar. izah edermisiniz 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale
İstanbulun hali ile anadoluda ki bir ilçenin hali bir birinden çok farklıdır bu farkı gözetmeden hüküm ve karar vermek yanlış olur. Benzer bir durum İstanbul ile Avrupa içinde geçerlidir. Bir hüküm ve karar verirken halin gerekliliklerini de hesaba katmak gerekiyor. 
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...