"Gazeteci denilen huteba-i umumi iki kıyas-ı fasitle milleti bataklığa düşürtmüştür." cümlesini izah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"İhtar-ı Mahsus"
"Gazeteci denilen huteba-i umumi, iki kıyas-ı fasitle milleti bataklığa düşürtmüştür.
Birincisi: Vilayatı, İstanbul’a kıyas ederek… Halbuki elifbayı okumayan çocuklara felsefe dersi verilse sathî olur.
İkincisi: İstanbul’u Avrupa’ya kıyas etmişler. Hâlbuki bir erkek, kadının kametinden istihsan ettiği libası giyinse maskara ve rezil olur." (Divan-ı Harb-i Örfî, İhtar-ı Mahsus)
Özel bir ikaz: Gazeteci şimdiki ifadesi ile basın ve medya yoluyla hitap edenler; iki yanlış kıyasla milleti bataklığa yani yanlış bir algıya düşürmüştür.
"Birincisi, vilayatı İstanbul’a kıyas ederek. Hâlbuki, elif-bâyı okumayan çocuklara felsefe dersi verilse sathi olur."
O zamanın medyası İstanbul ile Anadolu vilayetlerini eşit anlayışta eşit eğitimde zannedip, üst seviyeden ders vermeye çalışmışlar. Oysa yeni okumaya başlayan bir çocuğa (Anadolu insanına) yüksek felsefe dersleri okutulmaz.
"İkincisi, İstanbul’u Avrupa’ya kıyas etmişler. Hâlbuki, bir erkek, kadının kametinden istihsan ettiği libası giyinse, maskara ve rezil olur."
Medyanın ikinci yanlış kıyası ise; İstanbul ile Avrupa'yı aynı kültürün aynı inancın iki parçası gibi değerlendirip, öyle muamele etmek istiyorlar. Oysa Avrupa ile İstanbul’un kültürel yapısı çok farklıdır. Bu farklılığı ifade etmek için bir erkeğe kadın elbisesi giydirmek nasıl yanlışsa, İstanbul insanının Avrupa milletiyle bire bir kıyaslanması ve aynı görülmesi de o denli yanlıştır.
"Haşiye 3: Volkan'da 've rezil olur'dan sonra şu cümleler yazılıdır. Hatime: Benim perişan sözlerimin mabeynlerini raptedecek olan mukaddemat-ı matviyeyi itnabdan ihtirazen, hayalimde hıfz ile zikretmedim. Ve bu müşevveş sözlerimi temaşa edenler, misafireten ve tenezzülen ruhlarını bir 'Kürd Evi' ıtlakına şayan olan cesedime göndersin de, hazinetü’l-hayalimi teftiş ile matviyatı çıkarsın. Yani Leyla’mı benim gözlerimle temaşa etsin." [Asar-ı Bediiyye, Makaleler, Makale-8 (11): İhtar-ı Mahsus, Haşiye]
Benim perişan sözlerimin arasında ve içinde mantık örgüsü ile ifade edilmiş çok derin ve dürülü düşünce ve tasavvurlar var. Bu karışık gibi duran sözlerimi okuyanlar geldiğim coğrafyanın şartlarını da dikkate alarak öylece değerlendirsin. Yani geldiğim coğrafyam ve onların sorunları benim leylam gibi onları anlamak için benimle empati yapsın yani mecnun olup Leylaya öyle baksın.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü