Bediüzzaman, “Tabiat Tağutu” diye bir tabir kullanıyor; bu ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Biz her ümmet içinde 'Allah’a ibadet edin, tağuttan sakının.' diye bir peygamber gönderdik." (Nahl, 16/36)

ayetinin bildirdiği gibi, peygamberlerin gönderiliş hikmeti, tek bir Allah'a ibadeti temin etmektir.

Ayette geçen "tağut" kelimesi, tuğyandan müştak olup, "Allah'tan başka ibadet edilen her batıl mabud" manasındadır. Kendisine itaatte Allah’a isyan manası taşıyan her şey ve her insan "tağut" mefhumuna dâhildir. Mesela, ilahi bir sanat olan tabiatı, bazıları Mabud yerine ikame ederler. Allah'ın ilim, irade, kudret gibi sıfatlarından haber veren varlıkları "tabiatın eseri" olarak görürler.

Çölde yol alan birisinin bazen serabı su zannedip avuçlaması gibi, fıtraten tevhid denizini arayan insanoğlu, tarih boyunca kesret çöllerinde yol alırken, pek çok batıl mabud seraplarına takılmıştır.

Kur'an'ın bildirdiği gibi, bu batıl mabudlar "...birtakım isimlerden ibarettirler..." (bk. Yusuf, 12/40) Yani müsemmasız, mücerred isimlerdir. Mabud olduklarına dair hiçbir delil yoktur. Mabudluk payesini insanlar onlara vermiş, sonra da onlara tapmaya başlamışlardır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...