Risale-i Nur'un "Kur’ân-ı Kerîme âdetâ bir nazîre" olduğu iddiasına nasıl cevap verilebilir?
Değerli Kardeşimiz;
Risale-i Nur Kur’an’ın içinde mündemiç olan güzellikleri izhar eden bir vesiledir ve onun manevî bir tefsiridir. Üstadın ifadesiyle yazılan bütün eserler, o ummandan bir katredir. Dolayısı ile tanzir değildir ki, bu iki husus arasında bir tenakuz olsun.
Risale-i Nur Kur’an’ın yüksek ve ulvî meziyetlerini gösteren parlak bir aynadır. Hâşâ, Kur’an’a meydan okuyan, onu kendine rakip gören bir hasım ya da düşman değildir. Yani "tanzir", rakip ve meydan okumayı iktiza eder.
Bir bayi’, markanın mamullerini satar ve onu neşretmeye çalışır. Bayinin bu çalışmasına marka karşıtlığı denemez. Ama başka bir marka o markanın mamullerini kendine rakip gördüğü için, kendi mamulleri ile ona meydan okur ve o markayı nazardan düşürmek için her yolu dener.
Risale-i Nur tabiri caiz ise, Kur’an’ı rakip gören bir marka değil, onun ulvî hakikatlerini neşretmeye ve onun yüceliğini herkese göstermeye çalışan bir bayi’ gibidir.
Üstad Hazretlerinin şu ifadeleri de bu hakikati ifade etmektedir:
“Sözler'deki Hakaik ve Kemalât, benim değil Kur'an’ındır ve Kur'an’dan tereşşuh etmiştir. Hattâ Onuncu Söz, yüzer Âyât-ı Kur'aniyeden süzülmüş bazı katarattır. Sair Risaleler dahi umumen öyledir.” (Mektubat)
“Yazılarımda ne kadar güzellik ve tesir bulunsa ancak temsilat-ı Kur'aniyenin lemaatındandır. Benim hissem, yalnız şiddet-i ihtiyacımla taleptir ve gayet aczimle tazarruumdur. Dert benimdir, deva Kur'an'ındır.” (Mektubat)
“Neşrolunan Sözler, Hakaik-i Kur'aniyenin birer anahtarı ve o hakaiki inkâr etmeye çalışanların başlarına inen birer elmas kılınçtır.” (Mektubat)
Ben kasemle temin ederim ki: Risale-i Nur'u senadan maksadım, Kur'anın hakikatlarını ve imanın rükünlerini te’yid ve isbat ve neşirdir.” (Emirdağ Lahikası)
“Risale-i Nur doğrudan doğruya Kur’anın Bahir bir Burhan’ı ve kuvvetli bir tefsiri ve parlak bir lem’a-i icaz manevisi ve o bahrin bir reşhası ve o güneşin bir şuâı ve o madeni ilmî hakikatten mülhem ve feyzinden gelen bir tercüme-i maneviyesi olduğundan onun kıymetini ve ehemmiyetini beyan etmek Kur’anın şerefine ve hesabına ve senasına geçtiğinden elbette Risale-i Nur’un meziyetini beyan etmekliği hak iktiza eder ve hakikat ister, Kur’an izin verir.” (Sikke-i Tasdik-i Gaybi)
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Hem Kur'anı tanzir etmek, taklidini yapmak için gayet şiddetli iki sebeb vardı.
Birisi; düşmanın hırs-ı muarazası.
Diğeri; dostlarının şevk-i taklididir ki, şu iki saik-i şedid altında milyonlar Arabî kitablar yazılmış ki hiçbirisi ona benzemez.
Âlim olsun, âmi olsun her kim ona ve onlara baksa kat'iyyen diyecek ki: "Kur'an, bunlara benzemez.
(Yirmibeşinci Söz/Birinci Şu'le/Birinci Şua/Birinci Suret)
Risale-i Nur ikinci kisimdandir diyebilir miyiz peki?
Diyebiliriz.