Hatimede; gururu ve enaniyeti kırıcı nefis terbiyesine müteallik tavsiyeler ihtiva ediyor. Hatime'nin mahiyeti ile Kader Risalesi'nin vech-i tevfiki ne olabilir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Zahiren konu bütünlüğü ve kaderle münasebeti görülmese de dikkatle mütalaa edildiğinde, Üstadımız'ın gurur ve enaniyet kırıcı ve nefis terbiyesini hatırlatıcı bir muhteva ile Kader Risalesi'ni nihayete erdirmesinin çok maslahatları, neticeleri ve hikmetleri vardır.

Her insan yaptığı bir işten, hayırlı bir amelden veya ortaya koyduğu faydalı bir neticeden dolayı memnun olur ve bahtiyarlık duyar.

Vicdanen bu hakikatler ruha tedayi nevinden geldiği gibi; nefis de kendi çapında gururlanır, iftihar eder, hayırları ve güzellikleri kendine mal eder; hürmet bekler, iltifat intizar eder. Bu da mahiyeti itibariyle nefsin mahiyetinde vardır. Hâlbuki kemalat ve güzellikler, hayırlar ve faziletler Allah’tan bilinmelidir. Şerler, fenalıklar, çirkinlikler ve günahlar da nefse yüklenerek ondan bilinmelidir. Bu kaide böyle olmasına rağmen, nefis meseleye tersinden bakarak, güzellik ve kemalatı kendine atfeder, çirkinlikleri ve şerleri kadere havale eder. Bu da müminin ayağının manen kayması ve kaybetmesi manasına gelir.

İşte; Muazzez Üstadımız nefsin bu tahrikinden, iğfalinden ve tehlikesinden kurtulmak için bu hatimeyi nefsini ilzam ve terbiye anlamında kaleme almıştır.

Üstad Hazretleri müsbet ve mantıki delillerle, iki kere iki dört eder gibi; en büyük ulemanın ancak teslimiyetle izah edebildiği, imanın en hassas ve en derin sırrı olan Kader Meselesini, bu asrın idrakine uygun bir şekilde burhanlarla, hiçbir tereddüt kalmayacak şekilde izah etmiş, bütün şüpheleri izale etmiştir. Bu kudsi vazifeyi kemaliyle ifa eden, davasında muvaffak olan Üstadımız; bu muvaffakiyet ve muzafferiyette kendi nefsine bir pay çıkarmamak, ihlas ve samimiyetini muhafaza etmek için bu hatimeyi telif etmiştir diye düşünebiliriz.

Şu var ki, Üstadımız bunları sadece kendi iç âleminde düşünüp yazmayabilirdi. Yazması gösteriyor ki, asıl muhatap iman ve Kur’an hizmetinde bulunan ve büyük başarılar elde eden Nur talebeleridir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 2.527
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

mtahir42

Hatime kısmının yani 5 fıkranın kaderle bağlantısı nedir acaba? Tamam Üstad hazretleri nefsine pay çıkarmak için yazmıştır kısmını anladım. Fakat doğrudan bağımsız 5 fıkra ilişkilendirme yapılabilir mi? Yapılırsa nasıl olmalı. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Bu beş fıkranın kaderle bağlantısı, insanın iradesini inkâr etmek değil, kendisine ait olmayan yaratma, neticeyi meydana getirme ve hakikatin sahibi olma payelerini kendisine vermesini engellemektir. Her fıkra bu hakikatin farklı bir yönünü gösterir:

1. Birinci fıkra: Varlıkların yaratılması ve idaresi Allah’a aittir. Her şeyin müstakil bir yaratıcısı olduğu düşünüldüğünde ortaya çıkan zorluk, bütün varlıkların tek bir Yaratıcıya dayanmasıyla ortadan kalkar. Kader açısından, eşyanın varlığı ve düzeni Allah’ın ilim, irade ve kudretine dayanır.

2. İkinci fıkra: Üzüm ağacı salkımları kendisi takmadığı gibi insan da sahip olduğu kabiliyetleri ve nimetleri kendi başına meydana getirmiş değildir. Kader açısından, insanın sahip olduğu imkânların ve kabiliyetlerin yaratılışındaki payını kendisine mal etmemesi gerekir.

3. Üçüncü fıkra: Dine hizmet etmek insanın kendi mülkü veya şahsî başarısı değildir; Allah’ın verdiği imkânlarla yerine getirilen bir vazifedir. Kader açısından, hizmetin gerçekleşmesini yalnızca kendi nefsine bağlamamak, tevfik ve nimetleri Allah’tan bilmektir.

4. Dördüncü fıkra: Varlıkların hakikati Allah’ın isim ve sıfatlarına dayanır; insanın maddî hayatı ise geçicidir. Kader açısından, insanın kendi varlığını ve hayatını bağımsız, kendine yeterli bir mülk gibi görmemesi; hayatın devamını ve hakikatini Allah’a bağlaması söz konusudur.

5. Beşinci fıkra: Şu fıkra, Arabî geldiği için Arabî yazıldı. Hem şu fıkra-i Arabiye, Allahu ekber zikrinde otuz üç mertebe-i tefekkürden bir mertebeye işarettir.

Netice: Beş fıkranın ortak ekseni, insanın kendisini müstakil bir fail ve sahip gibi görmesinden vazgeçmesidir. Kaderle doğrudan bağları, insanın iradesini ve sorumluluğunu ortadan kaldırmak değil; iradesinin, kabiliyetlerinin ve elde ettiği neticelerin Allah’ın yaratması ve takdiri karşısındaki yerini doğru anlamaktır.

1
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...