"Bir tek kaleme verilmezse, o kalemler, o kalıplar, o demir harflerin yapılması için, onların adetlerince yine kalemler, kalıplar ve harfler lazım." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Kâinat kitabının ve içindeki harika eserlerin, bir tek olan Allah’ın kudret kalemi ile yazıldığı inkâr edilip, kör, sağır ve şuursuz tabiata ve tesadüfe verilirse, o zaman bir tek zerrenin yazılması, yani vücut bulması için, binlerce matbu kalıplara muhtaç olunur. Zira her bir mahluk öyle manidar bir kitap ki, her bir sayfasından, her bir cümlesinde hatta her bir harfinde bir kitap kadar manalar vardır.
Bu mevcudat kitabının yazılması ya kalem tutan tek bir el tarafından yazılmıştır ya da matbaadaki demir harf kalıpları ile yazılmıştır.
Bir cümlenin bir kâtip tarafından yazıldığı kabul edildiğinde, ne matbaaya gerek vardır ne de kurşun kalıplara. O cümle kâtibin zihninde şekillenir ve daha sonra yazı halinde kâğıda dökülür. O yazıda kullanılan kalem ve mürekkep kâtibin emriyle iş görürler ve yazı gayet kolayca ortaya çıkar.
Kâtibin varlığı kabul edilmediği takdirde, yazıdaki her harf için bir demir kalıp gerektiği gibi, o harflerin bir araya getirilerek manalı bir cümle olması için de bir ilme ihtiyaç vardır. Kâtip kabul edilmeyince, bu ilim ya matbaaya verilecektir yahut mürekkebe.
Netice olarak; bir kâtibin bir kitabı kolayca yazması tevhidin kolaylığına, matbaa harflerinin o hikmetli kitabı tab etmesi ise; tabiat fikrinin imkânsızlığına bir kinaye ve bir temsil olarak veriliyor.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü