Nübüvvet ve diyanetin, hikmetle felsefenin beraber zikredilmesinin hikmeti nedir? Nübüvvetten nasibini almayan hikmet, felsefe mi oluyor?
Değerli Kardeşimiz;
"Hikmet"in manası “fayda ve gaye”dir, zıddı abesiyettir. Felsefeye de ilm-i hikmet denilmiştir. Bu manasıyla felsefe, eşyanın faydalarını, kâinatın yapısını, içindeki şeylerin vazifelerini inceleyen fennî ilimler için de kullanılmaktadır.
Vahiyden mahrum bir akıl, madde âleminin yapısı ve vazifeleri hakkında bir şeyler söyleyebilir, ama “Bu âlem niçin yaratılmıştır, bu kâinatın sahibi kimdir, isimleri, sıfatları nelerdir, insan Rabbine karşı şükür vazifesini nasıl yerine getirecektir, bu dünyadan sonra hangi âleme gidilecektir?” gibi hakikatleri, akıl tek başına bilemez. Bunlar ancak Kur’ân güneşinden istifade ile bilinebilir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Neden “nübüvvet” ile “diyanet” birlikte zikredilmiş?
Çünkü Bediüzzaman burada “nübüvvet”i o cereyanın kaynağı, “diyanet”i ise onun toplumsal, pratik ve kurumsal yansıması olarak görür.
Daha açık ifade edersek:
1. Nübüvvet:
İlahi vahye dayalı bilgi sistemidir.
Allah’ın peygamberler aracılığıyla insanlığa gönderdiği hakikat yoludur.
Doğrudan ilham ve vahiy içerir, bireysel ve evrensel gerçekleri kapsar.
2. Diyanet:
Nübüvvetin toplumlara, fertlere, sosyal yaşama uygulanmış halidir.
Dinin hayata, ibadete, hukuka, ahlaka yansımasıdır.
Nübüvvetin öğretilerinin toplum tarafından yaşanması ve devam ettirilmesidir.
Birlikte kullanmalarının anlamı:
Nübüvvet, bu ilahi yolu başlatan ve hakikati tebliğ eden kaynaktır.
Diyanet ise o kaynaktan çıkan yaşam biçimidir, sürdürülen pratiklerdir.
Dolayısıyla nübüvvet olmadan diyanet bozulur, diyanet olmadan da nübüvvetin etkisi görünmez olur.
Felsefe: İnsan aklının hakikati arayışı
Hikmet: O felsefenin yaşam biçimine, dünya görüşüne ve anlayışına dönüşmüş halidir.