"Anasır-ı gayr-i müslimenin adalet ve müsavat ve hürriyetin devamına itminanları tam olamaz; meğer bu müsavat ve adalet, metin bir nokta-i istinada rabtedile..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Üçüncüsü: Anasır-ı gayr-i müslimenin adalet ve müsavat ve hürriyetin devamına itminanları tam olamaz; meğer bu müsavat ve adalet, metîn bir nokta-i istinada rabtedile. O da lâyetegayyer ve vicdanın hâkimi nokta-i diyanet ve Şeriattır. Demek bu adaletin mukteza-i diyanet olduğunu göstersek tamamen mutmain olacaklar, hiç ürkmeyecekler lâubalîlerin zannı gibi. Zira ittifak hüdadadır, hevada değil. Olsa da muvakkattır; zira heva, akrebin yuvası gibi, ağraz ve enaniyetin menşe-i intişarıdır." (Asar-ı Bediiyye, Makale-7: MUSAHABE)

Müslüman olmayan kavimlerin adalet, eşitlik ve özgürlük kavramlarının içini tam manası ile doldurması mümkün değildir. Çünkü onların bu kavramları mükemmel bir şekilde uygulayacak kuvvetli bir dayanak noktaları yok.

Bu üç kavramın mükemmelen uygulanabilmesi için vicdanı canlı ve diri tutan ve vicdana hakim olan din ve diyanettir. Din duygusu ahiret inancı olmadan adalet, eşitlik ve özgürlük tam manası ile tatbik edilemez.

Müslümanlar adil olmanın, hem diyanetin diyanetin hem de vicdan ve aklın bir gereği olduğunu yaşam ve davranışları ile gösterseler dine mesafeli ve laubali duran insanlar mutmain olup bu hükmü teyit edecekler. Onun için bir şeyi konuşurken, numunelerini ortaya koymak icab eder. Üstadımızın dediği gibi;

"Eğer biz ahlâk-ı İslâmiyenin ve hakaik-i imaniyenin kemalâtını ef'alimizle izhar etsek, sair dinlerin tâbileri elbette cemaatlerle İslâmiyete girecekler; belki Küre-i Arz'ın bazı kıt'aları ve devletleri de İslâmiyet'e dehalet edecekler." (Hutbe-i Şamiye)

İnsanların ortak bir noktada buluşmasına hevaları engeldir. Çünkü herkes kendi hevasının doğru olduğunu ve ölçü alınması gerektiğini söyleyince, bir zeminde buluşmak ve ittifak kurmak mümkün olmaz. Hevanın hüküm sürdüğü yerde bencillik, ego ve menfaatperestlik hâkimdir.

Ama herkes kendi hevasını bırakıp Huda'da yani İslam'da birleşebilir. Çünkü İslam bir kişinin değil herkesin hukukunu koruyup düzenliyor. Bu da kamu yararını temin ediyor. Çünkü İslam'ın kaide ve kuralları, bir ilm-i külli ve muhitin meyvesidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...