"İhsan-ı ilahiden fazla ihsan, ihsan değildir." cümlesini açıklar mısınız?
Değerli Kardeşimiz;
"Allah’ın rahmetinden fazla rahmet edilmez. Allah’ın gadabından fazla gadab edilmez."
Hayatı veren Allah olduğu gibi, ölümü veren de yine odur. Hayvanlar arasındaki bu rızık mücadelesi sonunda bazı hayvanların ölümü tatmaları da onun takdiri iledir. Öyle olmasa, güçlü hayvanların dünyayı istila etmesi ve zayıfların neslinin tükenmesi gerekirdi. Gerçek durum bu zannı desteklemez, hatta bazen aksini ispat eder. Bizim acıdığımız o zayıf hayvanlar, vahşi bir hayvan tarafından parçalandığı ana kadar hayatını sürdürmüş, annesinden doğduğunda hiçbir şeyden habersiz iken ilâhî rahmetle hem beslenmiş, hem korunmuş, belli bir süre ömür sürmüş, kendine mahsus tesbihini yapmış, böylece ahiretteki ebedî lezzetleri tatmaya namzet olmuş, sonra ömür dakikaları son bulduğunda, her canlı gibi o da ölümü tatmış ve buna bir yırtıcı hayvan sebep olmuştur.
Buna göre, ilahi takdiri rıza ile karşılamak durumundayız.
Ne fetret ehlinin cennete girmeleri cennet ehlinin yerlerini daraltır ne de cehenneme girmeleri onlara bir rahatlık verir. O hâlde, insanların hidayete ermeleri ve cennete girmeleri için Cenâb-ı Hakk'ın peygamber gönderdiğini, kitap inzAl ettiğini nazara alarak, insanların ehl-i cennet olmalarına karşı ruhumuzda bir istek olmalı. Şayet itikadımızca bazı insanlar ehl-i nar olacaklarsa, onların kurtulmaları için gayret gösterilmeli. Hiçbir himmet ve gayret göstermeksizin, imdatlarına koşmadığımız insanların cehennem ehli olmalarını arzu etmemiz bilmem Allah Resulünün (a.s.m) o engin şefkatiyle ne derece uygun düşer?
Biz vazifemizi layıkıyla yaptığımız hâlde onlar imana gelmezlerse o başka mesele. Ama maalesef bu konuda gereken gayret gösterilmeden bu tip münakaşalarla vakit kaybedildiğine çokça şahit oluyor ve üzülüyoruz.
Bunu da bir içtimai yara olarak kabul ediyor ve tedavisini Rabbimizden niyaz ediyoruz.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Yukarıdaki sözü -acizane-şöyle de anlıyorum: Mübalağa zemmi zımnîdir denildikten sonra 'ihsan-ı ilahiden fazla ihsan,ihsan değildir' deniliyor. Allahu Teâlâ Hz. İsa'ya peygamberlik, Hz.Ali'ye de velilik ihsan etmiştir. Bu mübarek iki zata Allah'ın ihsan ettiğinden daha yüksek ihsanlarda bulunmak onları üstü örtülü kötülemektir. Birine verilen Peygamberlik makamını az bulup -haşa -Allah'ın oğlu demek; diğerine de Allah'ın verdiği veliliği az bulup yüksek bir makam vermek onları yüceltmek demek değildir. Vessselam...