“Vema erselnake illa Rahmeten lilâlemin” ayetinin, Peygamber Efendimize işaret etmediğini iddia edenler var; ne dersiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Ebcet hesabı, Kur’an’ı anlamakta tek vasıta ve tek ölçü değildir. Ebcet hesabı, sadece bir vasıta hükmündedir; ancak umumi kaideler ve manevî uygunluk ile örtüşürse, bir değer taşır. Yoksa ebcet hesabını tek başına alıp, bir ölçü ve mizana tabi kılmadan, mana çıkarmaya çalışmak doğru değildir.
Ebcet hesabının doğru ve bir değer taşıması; anacak manevî uygunluğunun olması ile mümkündür. Mesela; adı Musa olan sıradan ve basit bir adam, isminin Kur’an’da çok geçmesini de fırsat bilerek, kendine sayısal bir değer atfetse, sayısal değer ile ismin sahibi arasında manevî bir uyumsuzluk, bir münasebetsizlik oluşur. Bu yüzden, ismin sahibinin de manevî açıdan o sayısal değere denk olması gerekir. Yoksa manevî açıdan hiçbir değer taşımayan sıradan bir adam, sırf ebcet değerlerine dayanarak kendine bir değer atfetse komik duruma düşer.
İşte Kur’an-ı Kerim’de, Âlemlere rahmet olabilecek şahsın manevî değer olarak bu kavrama karşılık ve denk olması gerekir. Yoksa sırf ebcet değerlerini esas alarak bu ayeti sıradan bir adama tatbik etsek, çok komik bir durum olur. Hazreti Peygamber (asm)'in manevî azameti ve kıymeti öyle bir büyüklüktedir ki, ayetin manasını kendisine cezbedip çekiyor. Bu ayetin manasına, O’ndan daha layık birisinin olmadığını açıkça ilan ediyor.
Kur’an ayetlerinin hepsini ebcet ve cifr hesabı ile yorumlamaya kalkışmak doğru değildir. Ebcet ve cifr, sadece vasıta bir ilimdir, yeri gelince değer taşıyan bir ölçüdür. Yoksa Kur’an ayetlerini tamamen ebcet hesapları üzerine bina etmek, hastalıklı bir bakış açısıdır ve diğer ilimleri hafife almaktır.
Üstad çok az yerlerde, ebcet ve cifr ilmine müracaat etmiştir. Sanki Risale-i Nurlar baştan sona kadar ebcet ve cifr ilmi ile yazılmış gibi göstermek hakikate bir zulümdür.
İlave bilgi için tıklayınız:
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar