"Hâricî ve büyük bir düşmanın hücumu zamanında, dâhilî küçük düşmanlıkları bırakmak elzemdir." ifadesi Müslim ve gayr-i müslim birlikte yaşanan yerlerde nasıl tahakkuk edebilir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Müslim ve gayr-i müslim karışık olan yerlerde, sulta yani siyasî hâkimiyet kimin elinde ise, mücahede ona göre şekillenir. İktidar Müslümanların elinde ise, zaten mesele yok demektir; gayr-i müslimler onlara tabi olduğu için hüküm hariçte addedilir. Şayet tersi hüküm sürüyor ise, yani iktidar gayr-i Müslümlerin elinde ise, Müslümanlar müsbet hareket etmekle mükelleftir.

Kâfirlerin sultası altında yaşayan bir Müslüman, can ve mal güvenliğini tehlikeye atacak maddî cihadı tatbik edemez. Oradaki cihad manevî ve ilmî bir cihaddır.

Müslümanların ekseriyette yaşadığı halde sultanın dine yabani hatta düşman olması durumunda da müsbet hareket etmek ve manevî cihad yapmak elzemdir.

Hem Müslümanların ekseriyette olduğu hem de sultanın dindar olduğu bir yerde cihad hem maddî hem manevîdir. Düşman tehlikesi varsa maddî cihad yapılır, yoksa manevî cihad esastır. Mesela, kurtuluş savaşı maddî bir cihaddır; ondan sonraki cihad ise, manevîdir. Zira dâhilde maddî cihad caiz değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 3.049
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...