Block title
Block content

Nur Cemeati Neden Farklı Kollara Ayrılmış?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Her olay ve hadisenin iki vechesi vardır. Biri kaderin hissesi, diğeri ise insanın müdahalesidir.

İnsan ya doğru veya yanlış yapar ama kader hep iyi ve hayır olanı murad eder. Her ne sebeple olursa olsun, meydana gelen hadise de kader müsaade ettiğine güre bir güzelliği vardır. Bu güzellik ya Dünya veya Ahiret cihetiyledir.

Mesela sahabeler arasında meydana gelen Cemel Vakası ve daha sonraki Sıffın Savaşının kader boyutu değerlendiren Üstadımız şu güzel tespiti yapar:

"Eğer denilse: "Mübarek İslâmiyet ve nuranî Asr-ı Saadetin başına gelen o dehşetli, kanlı fitnenin hikmeti ve veçh-i rahmeti nedir? Çünkü onlar kahra lâyık değildiler."

"Elcevap: Nasıl ki baharda dehşetli yağmurlu bir fırtına, her taife-i nebâtâtın, tohumların, ağaçların istidatlarını tahrik eder, inkişaf ettirir; herbiri kendine mahsus çiçek açar, fıtrî birer vazife başına geçer. Öyle de, Sahabe ve Tâbiînin başına gelen fitne dahi, çekirdekler hükmündeki muhtelif ayrı ayrı istidatları tahrik edip kamçıladı. 'İslâmiyet tehlikededir, yangın var!' diye her taifeyi korkuttu, İslâmiyetin hıfzına koşturdu. Herbiri, kendi istidadına göre, câmia-i İslâmiyetin kesretli ve muhtelif vazifelerinden bir vazifeyi omuzuna aldı, kemâl-i ciddiyetle çalıştı. Bir kısmı hadislerin muhafazasına, bir kısmı şeriatın muhafazasına, bir kısmı hakaik-ı îmâniyenin muhafazasına, bir kısmı Kur'ân'ın muhafazasına çalıştı, ve hâkezâ, herbir taife bir hizmete girdi. Vezâif-i İslâmiyette hummâlı bir surette sa'y ettiler. Muhtelif renklerde çok çiçekler açıldı. Pek geniş olan âlem-i İslâmiyetin aktârına, o fırtına ile tohumlar atıldı, yarı yeri gülistana çevirdi. Fakat, maatteessüf, o güller ve gülistan içinde, ehl-i bid'a fırkalarının dikenleri dahi çıktı."

"Güya dest-i kudret, celâlle o asrı çalkaladı, şiddetle tahrik edip çevirdi, ehl-i himmeti gayrete getirip elektriklendirdi. O hareketten gelen bir kuvve-i anilmerkeziyye ile, pek çok münevver müçtehidleri ve nuranî muhaddisleri, kudsî hafızları, asfiyaları, aktabları âlem-i İslâmın aktârına uçurdu, hicret ettirdi. Şarktan garba kadar ehl-i İslâmı heyecana getirip, Kur'ân'ın hazinelerinden istifade için gözlerini açtırdı."
(1)

Aynen öyle de, İslami cemaatlerin farklı isimler ve etiketler altında, fakat aynı gayeye hizmet etmeleri gibi, Nur cemaati de farklı kollar ve dallar gibi aynı hedefe doğru yürümeleri bir güzelliktir. Bu olaya ordudaki  hava-deniz-kara kuvvetlerinin farklı isimler altında, ama aynı gayeye hizmet etmeleri şeklinde bakmak gerekir. Ayrılan gruplar, Kur'an'dan ve Risalelerden ayrılmıyorlar. Sadece göreceli bir ayrılma söz konusudur. Hizmetleri daha da gelişip devam ediyor. Bu ise, bir şirketin her ilde  bayi açmasına benzer. Fazla satış oluyorsa, iki ve hatta üç bayi de açılabilir. Onun gibi bir şehirde iki üç grup halinde yapılan bizmetin hiç bir zararı yoktur. Yeter ki, rekabet ve kıskançlık olmasın.

(1) bk. Mektubat, On Dokuzuncu Mektup

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...