Üstad, Risaleler için "Ben görmediğimi yazmadım." demiş midir, bu konudaki tavrımız nasıl olmalıdır?
Değerli Kardeşimiz;
Görmek, sadece göz ile değil, kalp, ruh, akıl gibi latifeler ile de olabilir. Elbette Üstad Hazretleri sahip olmuş olduğu bütün hasseleri ile şu kâinatın bir seyircisi, bir mütefekkiridir. Ve o, gördüklerini ve hissettiklerini kaleme almıştır.
Risale-i Nurlar, şu kâinatın latif ve nuranî bir seyircisi ve keskin bir mütefekkiri olduğuna göre, elbette müellifi daha ziyade görmüş ve gördüklerini yazmıştır. Görmeyi bu manada anlarsak, Üstad Hazretlerinin gördüğünü yazdığını da iyi anlamış oluruz. Bu manaya kimsenin bir itirazı olamaz. Eğer beden ve kalıp noktasında gidip görmüş, manası kastediliyor ise, buna dair bir delil ve sarahat elimizde mevcut değildir. Böyle bir iddiada bulunmak, mesleğimiz olan delil ve burhana da mugayir bir tavır olur. Zira asrımız ikna ve ispat asrıdır, ikna ve ispata uygun olmayan şeyleri iddia etmek bu asrın ayarına uymaz. Şimdi biz ispatsız ve delilsiz bir şekilde, "Üstad Hazretleri maddî bedeni ile yıldızlara çıkmış ve dolaşmış" desek bu medyaya da iyi bir malzeme olur. Farzı muhal böyle bir şey keramet nevinden olmuş olsa bile, izhar ve ilanı uygun düşmez.
Hulasa olarak, Üstad'ın fikren kâinatı gezdiği ve gördüğü doğrudur; lakin beden noktasından bir şey söylemek doğru olmaz.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar