"Nur hizmetinin haricinde aramadığımı zaif damarlarımı tutmaya çalışanlar anladılar. Bu noktada dahi mağlûp oldular." Ne demektir?

Soru Detayı

- Üstad'ın “manevî makam sahibi olmak ve velayet mertebelerinde terakki etmek” halini nasıl tutmaya, kullanmaya çalışmışlar?
- Nur hizmeti dahilinde keşfi keramatı ve ve kemalatı ruhiyeyi aramak nasıl bi mana olabilir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Sonra en zaif bir damar-ı insânî olan 'şan ve şeref ve rütbe' noktasında bana çok elîm bir tarzda o zaif damarımı tutmak için emredilmiş. İhanetler, tahkirlerle, damara dokunduracak işkencelerle dahi hiçbir şeye muvaffak olamadılar. Ve kat’iyen anladılar ki, onların perestiş ettiği dünya şan ve şerefini bir riyakârlık ve zararlı bir hodfuruşluk biliyoruz, onların fevkalâde ehemmiyet verdikleri hubb-u cah ve şan ve şeref-i dünyeviyeye beş para ehemmiyet vermiyoruz, belki onları bu cihette divane biliyoruz."

"Sonra bizim hizmetimiz itibarıyla bizde zaif damar sayılan, fakat hakikat noktasında herkesin makbulü ve her şahıs onu kazanmaya müştak olan 'mânevî makam sahibi olmak ve velâyet mertebelerinde terakki etmek' ve o nimet-i İlâhiyeyi kendinde bilmektir ki, insanlara menfaatten başka hiçbir zararı yok. Fakat böyle benlik ve enaniyet ve menfaatperestlik ve nefsini kurtarmak hissi galebe çaldığı bir zamanda, elbette sırr-ı ihlâsa ve hiçbir şeye âlet olmamaya bina edilen hizmet-i imaniye ile şahsî makam-ı mâneviyeyi aramamak iktiza ediyor. Harekâtında onları istememek ve düşünmemek lâzımdır ki, hakikî ihlâsın sırrı bozulmasın."

"İşte bunun içindir ki, herkesin aradığı keşf ü kerâmâtı ve kemâlât-ı ruhiyeyi Nur hizmetinin haricinde aramadığımı zaif damarlarımı tutmaya çalışanlar anladılar. Bu noktada dahi mağlûp oldular." (1)

Ehl-i dünya Risale-i Nur hizmetini akamete uğratmak için, şan, şöhret, mevki, makam, maaş gibi maddî ve manevî her yolu denemişler, ama Üstadımız bunların hiç birine iltifat etmemiş, hepsini reddetmiş ve onları bu gayelerinde akamete uğratmıştır.

Üstadımızın, şahsî kemalat kazanmak için Erek dağına inzivaya çekilmesi sonrasında, kader-i İlahi tarafından batıya sürgün edilmesini de, Üstadımız, "şahsî kemalatı içtimaî hizmete tercih etme"yi zayıf damarlarından biri olarak kabul ediyor.

Demek ehl-i dünya bu damarı da kullanmak istemişler. Lakin bunun teferruatı hakkında bir malumata sahip değiliz.

Risale-i Nur mesleği, velayet-i kübra mesleği olduğu için, ruh ve kalbin terakki etmesinde hem çok kısa hem de çok tesirli bir meslektir. Bu yüzden, iman hakikatlerini keşfinde ve ruhun terakki edilmesinde Risale-i Nur bir mürşid-i kâmildir.

(1) bk. Emirdağ Lâhikası-I, 188. Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 1.835
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...