Block title
Block content

On Dördüncü Söz'ün, Beşinci Meselesi'ni Açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"BEŞİNCİSİ:"

"(...) ...'ya kadar hudud-u azamet-i Rubûbiyeti ve kibriyâ-i Ulûhiyeti tutmuş olan Ezel ve Ebed Sultanı, "Şu âciz ve nihayetsiz zayıf ve nihayetsiz fakir ve nihayetsiz muhtaç ve yalnız cüz'î bir ihtiyâr ile icada kabiliyeti olmayan zayıf bir kisb ile mücehhez benîâdem'e karşı şedid şikâyât-ı Kur'âniyesi ve azîm tehdidâtı ve müthiş vaîdleri ne hikmete binâendir ve ne vecihle tevfîk edilir, ne sûretle münâsip düşer?" demek olan derin ve yüksek hakikate kanaat getirmek için, şu gelecek iki temsile bak."

İzah: Kur’an insanlardan bahsederken, sanki kudret ve iradesi çok büyük bir varlıktan bahseder gibi, onlardan şikayetlenen bir üslup kullanıyor. Halbuki ayetlerde ifade edildiği gibi; Allah’ın sonsuz kudret ve azametinin yanında, insanın irade ve kudreti yok denecek az ve sönüktür. Öyle ise, böyle bir insan neden ayetlerde büyük bir fail ve düşman şeklinde gösterilip, ondan tasarruf sahibi gibi şikayet ediliyor diye, Kur’an’ın bu üslubuna itiraz ediliyor, Üstad Hazretleri bu itirazları iki temsil ile izah ediyor.

"Birinci temsil: Meselâ, şâhâne bir bağ var ki, nihayetsiz meyvedar ve çiçekdar masnular içinde bulunuyorlar. Ona nezâret etmek için pekçok hademeler tâyin edilmiş. Bir hizmetkârın vazifesi dahi, yalnız o bağa yayılacak ve içilecek suyun mecrâsındaki deliğin kapağını açmaktadır ve şu hizmetkâr ise, tembellik etti, deliğin kapağını açmadı. O bağın tekemmülüne halel geldi veyahut kurudu. O vakit, Hâlık'ın san'at-ı Rabbâniyesinden ve Sultanın nezâret-i şâhânesinden ve ziyâ ve hava ve toprağın hizmet-i bendegânesinden başka bütün hademelerin, o sersemden şekvâya hakları vardır. Zîrâ, hizmetlerini akîm bıraktı veya zarar verdi."(1)

İzah: Üstad Hazretleri burada bir bahçe örneği veriyor. Bahçenin gelişip büyümesinde binlerce kişi çalışıyor. Bu kişilerin hepsi ayrı bir vazife yapıyor, bunların hepsinin çalışmasının neticesinde; bahçe güzel bir şekil alıyor. Bu binlerce görevden birisi de; bahçeye giden su kanalının vanasını açıp kapama işidir. 

Şimdi bu kanal vanasının başında oturan adam, ben şu vanayı açmasam bütün bahçe kurur ve güzelliklerini kaybeder, öyle ise şu bahçenin bütün güzellikleri bana ve şu vazifeme aittir dese, diğer bahçe emekçilerine zulüm ve haksızlık etmiş olur. Zira bahçenin kurutulması ya da güzelliklerinin yok edilmesi için, bir vazife ya da sebebin terk edilmesi yeterlidir. Ama bahçenin güzelliklerin oluşması için tek tek bütün sebeplerin ve vazifelerin ifa edilmesi gerekiyor. Vanayı açıp kapamak, bu bin vazifeden sadece bir tanesidir. Vananın açılması ile işler bitmiyor, bahçenin diğer vazifelerinin de görülmesi gerekiyor. 

Öyle ise bahçenin güzellikleri, bütün çalışanların emeklerinin ortak bir  mahsulüdür; ama lakin bahçenin kurutulması bir adamın vazifesini terk etmesi iledir.

Şimdi bahçenin sahibi, vana başında oturan adamın vazifesizliğine çok şiddetli bir şekilde kızması ve ona sanki bin kişi gibi muamele etmesi ve öyle cezaya çarptırması, vana açmamanın neticesindeki büyük yıkım ve tahribatlar içindir, yoksa sadece vanayı açmamak fiili ve vazifesine kızmıyor. Vana açmamak basit bir olay; lakin bu basit olayın sonucunda bin kişinin hizmet ve emeği heba oluyor, bahçe kuruyor. Bu yüzden vanayı açmayan adam, bahçede çalışan bin kişinin emeğine ve hizmetine ihanet etmiş oluyor. Elbette bahçe sahibi bu adamdan hesap sorarken, o bin çalışanın hakkını da beraberinde soracaktır.

İnsan da şu kainat bahçesinde suyun vanasını açıp kapamak misüllü, önemli bir mevkiinin ve vazifenin başındadır. Kainat bahçesinde hava, su, ateş toprak gibi sayısız hizmetçi ve emekçi, Allah’ın istihdamı ile çalıştırılıyor. İnsan da bu bahçenin meyvesi ve en önemli halifesi konumundadır. Yani kainat, insanın vazifesine bağımlı olarak istihdam olunuyor. İnsan bu vazifeyi terk ederse, kainatın bütün çaba ve hizmetleri boşa çıkar. 

İnsanın vazifesi ise; iman ve ibadettir. İnsan bu vazifeleri terk ederse, bütün kainatın yaratılış amacına ve hizmet çabasına ihanet etmiş olur. Allah da insandan hesap sorarken, bütün kainatın hak ve hukuku ile beraber sorar. İşte Kur’an’ın, şiddetli bir şekilde, insandan sanki kuvvetli bir tasarruf ehli gibi şikayet edip tehdit etmesi, bu sırdan ileri geliyor. Yoksa hakikatte insan gayet zayıf ve acizdir; ama terk-i vazife neticesinde yaptığı zulüm ve tahribat, vana başında oturan adamın bahçeyi kurutması gibi çok büyük ve dehşetlidir. İşte Allah, bu basit vazife terkine değil, bu terkten sonra hasıl olan dehşetli neticelere hiddet edip kızıyor.

"İkinci temsil: Meselâ, cesîm bir sefine-i sultaniyede, âdi bir adam, cüz'î vazifesini terk etmesiyle bütün gemideki vazifedarların netâic-i hidemâtına halel getirdiğinden ve bâzı da mahvettiğinden, bütün o vazifedarlar nâmına, gemi sahibi ondan şedid şikâyet eder. Kusur sahibi ise, diyemez ki, "Ben bir âdi adamım, ehemmiyetsiz ihmâlimden şu şiddete müstehak değildim." Çünkü, tek bir adem, hadsiz ademleri intâc eder. Fakat, vücud kendine göre semere verir. Çünkü, bir şeyin vücudu, bütün şerâit ve esbâbın vücuduna mütevakkıf olduğu halde, o şeyin ademi, intifâsı, tek bir şartın intifâsıyla ve tek bir cüz'ün ademiyle, netice itibâriyle, mün'adim olur. Bundandır ki, tahrip, tâmirden pekçok defa eshel olduğu, bir düstur-u müteârife hükmüne geçmiştir. Mâdem küfür ve dalâlet, tuğyan ve mâsiyet esasları, inkârdır ve reddir, terktir ve adem-i kabuldür; sûret-i zâhiriyede ne kadar müsbet ve vücudlu görünse de, hakikatte intifâdır, ademdir. Öyle ise, cinâyet-i sâriyedir. Sâir mevcudâtın netâic-i amellerine halel verdiği gibi, esmâ-i İlâhiyenin cilve-i cemâllerine perde çeker."

"İşte, bu hadsiz şikâyete hakları olan mevcudât nâmına, o mevcudâtın Sultanı, şu âsi beşerden azîm şikâyet eder ve etmesi, ayn-ı hikmettir ve o âsi, şiddetli tehdidâta elbette müstehaktır ve dehşetli vaîdlere, bilâşüphe sezâdır."
(2)

İkinci temsil de aynı birinci temsil gibi olmasından dolayı, ayrıca izah ve tarife lüzum yoktur, birinci temsilin izah ve mantığı ikinci için de aynıdır.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, On Dördüncü Söz.

(2) bk. a.g.e.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...