Önce irâde mi, yoksa kudret mi tecelli eder?
Değerli Kardeşimiz;
Yasin Suresi'nin sonunda geçen Âyet-i Kerîme'de de ifâde edildiği üzere:
"Allah, bir şeyin olmasını murâd ettiği zaman ona, "Ol" der, o da oluverir." (Yasin, 36/82)
Buradan, tecelli noktasında iradenin, kudretten önce geldiğini anlıyoruz. Allah bir şeyin, nasıl, ne zaman ve nerede olacağını irade edip, ilminden haricî âleme çıkıncaya kadar kudreti ile tecelli etmemesi ve zamanı geldiğinde tecelli etmesi gösteriyor ki, önce irade ve daha sonra kudret tecelli etmektedir.
Cenab-ı Hakk’ın yedi Subutî sıfatlardan biri, ‘irade’dir. Allah’ın iradesi de diğer sıfatları gibi mutlaktır ve küllîdir. Mutlak olmasının manası, O’nun iradesini kayıtlayacak bir başka hiçbir iradenin söz konusu olmamasıdır. İlâhî iradenin küllî olması ise, sonsuz icraatlarının hepsini ‘birlikte irade etmesi’ demektir.
Bilindiği gibi, insanın iradesi cüz’îdir, yani bir anda ancak bir şey irade edebilir; onu irade ettikten sonra ikinci bir şey irade etmesi mümkün olur. Şu varlık âleminde, bir anda birbirinden farklı hatta bazen birbirine zıt, sonsuz faaliyetler icra edildiğine göre, bunların irade edilmeleri de birliktedir, beraberdir, sıra ile değil.
Allah’ın bir diğer sıfatı ise kudrettir. Allah, atomlardan galaksilere, çiçeklerden Cennet bahçelerine kadar her şeyi sonsuz kudretiyle yaratmıştır. Bir meyve ağacında, o sonsuz ve mutlak kudretiyle tasarruf ettiği gibi, meyvesi insan olan kâinat ağacında da tasarruf eder, icraatta bulunur.
Diğer taraftan, insan cüz'î ölçücükleri ile Allah'ın sonsuz ve küllî sıfatlarına âyine olmaktadır. Öyle ise, sınırlı bir gücümüzün olması, sonsuz bir kudretin varlığına delâlet etmektedir. Aynen öyle de bir şeyi önce irade edip sonra da gücümüzü kullanıp yapmamız gösteriyor ki, Allah sonsuz iradesiyle ister ve sonsuz kudreti ile de tecelli eder ve yaratır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Allah canibinden bakıldığında önce ve sonralık olmadığına göre, nasıl anlaşılmalı?
1- كُنْ
ile فَيَكُونُ arasındaki irtibat gibidir.
Nasılki memurun husulü كُنْ emrine bağlıdır; semavatın tesviyesi de اِسْتَوٰى ya bağlıdır. 2- Kudretin taallukuyla iradenin taalluku arasındaki irtibat gibidir.
Yani "istiva" iradenin taallukuna, "tesviye" de kudretin taallukuna benzer bir irtibattır.
İşarat-ül İ'caz (RNK) - 212
فَسَوّٰيهُنَّ deki ف tefrîi ifade ettiğine nazaran, tesviyenin istivaya bağlanması; فَيَكُونُ nün كُنْ emrine veya kudretin taalluku iradenin taallukuna veya kazanın kadere olan terettüblerine benziyor
İşarat-ül İ'caz (RNK) - 214
Kün (emir-ol) iradenin taallukuna, feyekün(oluverir) ise kudretin taallukuna işarettir. İlk başta kün ile irade taalluk eder sonra kudret taalluku ile icad edilir.