"Öyle bir Allah ki, vücub-u vücuduna ve Vahid, Ehad, Ferd, Samed olduğuna Hazret-i Muhammed (asm) bir şahid-i sadık ve bir burhan-ı natıktır." Ne demektir?
Değerli Kardeşimiz;
"Allah’tan başka hak bir ilâhın bulunmadığını kalben tasdik ve lisanen ikrar ettiğime, bütün gören ve görünen eşyayı şahit gösteriyorum.
Öyle bir Allah ki, vücub-u vücuduna ve Vahid, Ehad, Ferd, Samed olduğuna Hazret-i Muhammed (asm) bir şahid-i sadık ve bir burhan-ı nâtıktır..." (Mesnevi-i Nuriye, Katre)
Bediüzzaman Said Nursi’nin Mesnevi-i Nuriye eserinin Katre risalesinden alınan bu veciz beyan, Cenab-ı Hakk’ın zatî ve vahdaniyet sıfatlarını ve Hz. Muhammed’in (asm) bu hakikatlere nasıl sarsılmaz bir delil olduğunu ifade eder.
Buradaki temel kavramlar ve manalar şöyle açıklanabilir:
1. Allah’ın Sıfatları ve Hakikati
Vücub-u Vücud: Allah’ın varlığının zorunlu olması, yokluğunun imkânsız bulunmasıdır. O, var olmak için hiçbir şeye muhtaç değildir. Nasıl ki eser sahibinin olmasını gerekli kılar, aynı şekilde bütün kainat kendisini yaratan Allah'ın varlığını aklen zaruri ve Vacib kılar.
Vahid ve Ehad: Allah'ın birliğini ifade eder. Vahid, onun bütün kâinatı kuşatan genel birliği olup sıfatlarının birliğini ifade eder. Ehad ise her bir şeyde, tecelli ve teferruatta tecelli eden özel birliğidir ki, zatının bir olduğunu ifade eder.
Ferd: Bir tek olan, ikincisi bulunmayan, zâtında ve sıfatlarında tek ve müstakil olan demektir. Ferd ismi Vahid ve Ehad isimlerini de kapsar. Bir yönüyle Vahid-i Ehad'e karşılık gelir.
Samed: Her şey ona muhtaç olduğu halde, kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan tek Yaratıcı anlamındadır.
2. Hz. Muhammed’in (asm) Şahitliği ve Delilliği
Şahid-i Sadık (Doğru Şahit): Peygamber Efendimiz (asm), hayatının her anında doğruyu söylemiş, getirdiği mesaj ve yaşadığı ahlak ile Allah’ın varlığına ve birliğine en sadık şahit olmuştur.
Burhan-ı Nâtık (Konuşan Delil): Hz. Peygamber (asm) sadece hal diliyle değil, tebliğ ettiği Kur’an ve beyan ettiği hakikatlerle tevhid davasını sesli, muazzam ve ikna edici bir delil olarak kainata ilan etmiştir.
Özetle bu ifade; kainattaki en büyük hakikat olan tevhid ilkesini, en büyük rehber ve beyan edici olan Hz. Muhammed (asm) vasıtasıyla delillendirip tasdik etme şuurunu dile getirir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü