"Öyle bir şecere-i nuraniyedir ki, damar ve kökleri, enbiyânın esasat-ı semâviyesidir. Dal ve budakları, evliyânın maarif-i ilhamiyesidir." ifadesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"O zat (a.s.m.) öyle bir kutup ve nokta-i merkeziyedir ki, onun halka-i zikrinde bulunan bütün enbiyâ-i ahyâr, ebrâr-ı sâdıkîn onun gelmesine müttefik ve kelâm-ı nutkuyla nâtıktırlar. Ve öyle bir şecere-i nuraniyedir ki, damar ve kökleri, enbiyânın esasat-ı semâviyesidir. Dal ve budakları, evliyânın maarif-i ilhamiyesidir."

"Bu itibarla, herhangi bir dâvâyı iddia etmişse, bütün enbiyâ mucizelerine istinaden ve bütün evliyâ kerametlerine müsteniden ona şehadet etmişlerdir. Evet, bütün dâvâlarının tasdiklerini iş'âr eden, bütün kâmillerin hâtem ve mühürleri vardır."(1)

Resul-i Ekrem Efendimizi (asm.) nuranî bir ağaca benzetecek olursak, bu ağacın kökü ve esası daha önce gelip geçmiş bütün peygamberler ve onların tebliğ ettiği din ve tevhid inancıdır.

Bütün canlılara bir tek güneşten ziya akıtılması gibi, bütün velilerin kalplerine de feyizler Onun vesilesiyle gelmiştir ve gelmektedir. Bu mânayı Üstad Hazretleri şöyle ifade eder:

“Evet, Nebiyy-i Zîşân'ın Makâm-ı Mahmûd'u, İlahî bir maide ve Rabbanî bir sofra hükmündedir. Dağıtılan lütuflar, feyizler, nimetler o sofradan akıyor.”(Mesnevî-i Nuriye, Hubab)

Habib-i Kibriya Efendimiz (asm)., Hz. Âdem (as)’den bu yana bütün iman ehline imamdır, rehberdir. Tebliği ve hitabı bütün insanlığadır. Bütün peygamberlerin reisi ve bütün evliyaların efendisidir. Peygamberler ve evliyalardan müteşekkil zikir halkasının baş zakiridir. Geçmiş peygamberler onun kökü ve esasıdır. Bütün peygamber ve evliyalar, gösterdikleri binlerce mucize ve kerametlerle onun davasını tasdik ve ispat ediyorlar. Evet, binlerce peygamberin göstermiş olduğu mu’cizeler, sergilemiş oldukları güzel ahlâk, mücadele ettikleri tevhid davası Peygamber Efendimiz (asm.)'in nübüvvetinin ne kadar köklü ve esaslı olduğunun bir delilidir. Peygamber Efendimiz (asm.) bu kutlu nübüvvet müessesesinin son halkası ve en mükemmel neticesidir.

Bu nuranî ağacın en harika meyveleri ise milyonlarca evliya, arif, âlim, kutub, müçtehid ve kıyamete kadar gelecek bütün mü’minlerdir. Bu milyonlarca evliya ve âlim hem ilimleriyle hem de harikulade keşif ve kerametleri ile bu nuranî ağacın hak olduğunun delili ve vesikası oluyorlar.

(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, Reşhalar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...