Reşhalar

İçerikler


  1. "Hâlık-ı Âlem'i bize tarif ve ilân eden deliller ve bürhanlar, lâyüadd ve lâyuhsadır. O delillerin en büyükleri üçtür: Birincisi: Bazı âyetlerini gördüğün, işittiğin şu kitab-ı kebir-i kâinattır." Bu üç delilin anlaşılması buna göre nasıl olmalıdır?

  2. "Hazret-i Muhammed (a.s.m.) öyle bir zattır ki, azamet-i mâneviyesinden dolayı sath-ı arz, o zatın mescid-i aksâsıdır. Mekke-i Mükerreme onun mihrabı, Medine-i Münevvere onun minber-i fazl-ı kemalidir." Neye binaen bu şekilde bir sıralama yapılmış?

  3. "Öyle bir şecere-i nuraniyedir ki, damar ve kökleri, enbiyânın esasat-ı semâviyesidir. Dal ve budakları, evliyânın maarif-i ilhamiyesidir." ifadesini izah eder misiniz?

  4. “Tevhidi ispat ve nev-i beşeri irşad eden o nuranî burhan; biri sağında, diğeri solunda, biri mütevatir, diğeri mecma-ı aleyh bulunan nübüvvet ve velâyetle mücehhezdir.” cümlesini açar mısınız?

  5. "Çünkü o zat şems gibidir; zatını, zatıyla ziyalandırarak gösterir." cümlesini nasıl anlamalıyız?

  6. "Tûl-i zaman ve bu'd-i mekânın muhakemat-ı akliyede tesiri çoktur." cümlesini izah eder misiniz?

  7. “Mürşid-i umumi” kavramını açıklar mısınız?

  8. "Cevâhir dolu bir kitab-ı mucizülbeyan" kavramını açıklar mısınız?

  9. "Hayvan ve insanlar, eytam gibi zeval ve firakın korkusundan vaveylalara düşeceklerdi." Burada geçen insanların düştüğü hale, nasıl oluyor da hayvanlar da düşüyor; açıklar mısınız?

  10. "İman nuruyla âlem öyle terakki eder ki, 'Hikmet-i Samedâniye Kitabı' namını alıyor." İzah eder misiniz, alemin iman nuruyla nurlanması neden Samed ismine bağlı?

  11. "İnsan, zelil ve fakir ve âciz hayvanların sırasından çıkar; zaafının kuvvetiyle, aczinin kudretiyle, ubudiyetinin şevketiyle, kalbinin şuaıyle, aklının haşmet-i imaniyesiyle hilâfet ve..." Hâkimiyetin zirvesine yükselmek nedir, izah eder misiniz?

  12. Peygamberimizin, şahsiyet ve hüviyeti nedir? "Şahsiyet ve hüviyet cihetiyle, muhabbet-i Rahmâniyenin misali, rahmet-i Rabbâniyenin timsali, hakikat-i insaniyenin şerefi, şecere-i hilkatin en kıymettar ve kıymetli bahâdar bir semeresidir..." İzahı?

  13. "Arkadaş! O zâtı harekete getirip o inkılâpları kendisine yaptıran ancak bir kuvve-i kudsiyedir." Kutsi kuvvet ile izah eder misiniz?

  14. “Aklı başında olan bir adam münazaralı dâvâlarda yalan söyleyemez. Çünkü, bilâhare yalanının açığa çıkıp mahcup olmasından korkar…” Devamı ile birlikte izah eder misiniz?

  15. "Yalanının açığa çıkıp mahcup olmasından korkar. Ve keza, bir insan yalan söylediği takdirde pervasız, lâübâli bir tarzda söyleyemez." ifadeleriyle; Müseylime'nin pervasızca ayetle muarazaya kalkışmak derecesinde yalan söylemesini nasıl tevfik edebiliriz?

  16. "O zât-ı mürşid, nev'-i beşeri korkutmak için pek müthiş hakikatlerden bahsediyor." Peygamber Efendimiz neden korkutmak için müthiş hakikatlerden bahsediyor?

  17. "Belki Âdem zamanından kıyamete kadar her bir asrın halkı bir saf olup, bütün asırlar safları onun arkasında, onun duasına 'Âmin' diyorlar." Geçmiş asırların insanlarının da Efendimizin arkasında saf olmasını nasıl anlamalıyız?

  18. “Evet, o zat, Cenab-ı Hakk'ın rızasını ve cennette mülâkat ve rü'yetiyle saadet-i ebediyeyi istiyor.” cümlesini açar mısınız, cennette Allah ile konuşabilecek miyiz?

  19. "Binaenaleyh o zâtın risaleti, imtihan ve ubudiyet için şu dünyanın kurulmasına sebeb olduğu gibi, o zâtın ubudiyetinde yaptığı dua, mükâfat ve mücazat için dâr-ı âhiretin icadına sebeb olur." İzah eder misiniz?

  20. "Çünkü hüsn-i zâtî, kubh-u zâtîye inkılâp eder. İnkılâb-ı hakâik ise muhaldir." ifadesini açıklar mısınız?

  21. "Evet, kâinatta yazılan sayısız âyetler Zât-ı Ehadin vahdaniyetine şehadet ettikleri gibi, risalet-i Ahmediyeye de (a.s.m.) delâlet ve şehadet ederler." İzah eder misiniz?

  22. "Şu ziynetli masnuatın cemali, hüsn-i san'at ve ziyneti izhar eder. San'at ve suretin güzelliği, Sânide güzelleştirmek ve ziynetlendirmek isteği mevcut olduğuna delâlet eder. Güzelleştirmek ve zînetlendirmek sıfatları, Sâniin san'atına olan..." İzah?

  23. “İnsan dahi masnuatın en câmi ve en garibi olduğundan, şecere-i hilkate bir semere-i şuuriyedir. İnsan bir semere gibi olduğu cihetle kâinatın eczası arasında en câmi ve baîd bir cüzdür.” Burayı izah eder misiniz?

  24. "Nazarı âmm olduğundan şecere-i hilkati tamamıyla görür, şuuru da küllî olduğundan, Sâniin makasıdını bilir. Öyleyse, insan Sâniin muhatab-ı hâssıdır." Şecere-i hilkati tamamıyla görme ağırlıklı izah eder misiniz?

  25. "Bakınız, insan âleminde iki daire ve iki levha vardır: Birinci daire: Rububiyet dairesidir. İkinci daire: Ubudiyet dairesidir. Birinci levha: Hüsn-ü san’attır, İkinci levha ise: Tefekkür ve istihsandır." Bu kısmı açar mısınız?

Yükleniyor...