"Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi, iman ve duadır." cümlesini açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Dünyevi meslekler insanın asli vazifesi değildir. İçtimai hayatta birlikte yaşayan insanlar, kabiliyetlerine ve imkânlarına göre belli vazifeler deruhte etmişlerdir. İnsan, kendisini ana rahminde tavırdan tavıra geçirerek bütün organlarını en mükemmel şekilde terbiye eden, ona diğer canlıların ruhlarından çok üstün bir ruh ihsan eden, en harika bir beden giydiren, dünyaya geldiğinde annesinin sütünden, havaya, suya, Güneş'e kadar her şeyi onun hizmetine veren Rabbine iman ve ibadetle mükelleftir.

İman eden bir insan bütün ihtiyaçlarını Rabbinden ister, yalnız ona dua eder. Şu var ki, ilahi hikmet onun istediği bir şeyin verilmesini birtakım sebeplere bağlamışsa, onları yerine getirmesi de bir çeşit duadır. Nitekim Nur Külliyatı'nda "Çift sürmek, hazine-i rahmet kapısını çalmaktır." buyuruluyor. Allah’tan hububat istemenin yolu, tohum ekmek, çift sürmek, tarlayı sulamak gibi sebeplere riayet etmektir. Ancak, mümin çok iyi bilir ki, buğdayı veren tarla değildir.

Bütün hayırlar Allah’ın elindedir. Hayat veren de rızık veren de hidayet veren de odur. İnsanın vazifesi sadece dua etmek, istemek ve duanın kabulü için gerekli şartları yerine getirmektir...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...