Risale-i Nur hizmetinde yeni meşreplere nereye kadar sınır var? Hedefe ulaşmak için birtakım günahları meşru görmek hizmet olarak görülebilir mi?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evvela, haram yollarla "iman hizmeti yapıyorum" demek ve haram yollara tevessül etmek tam manası ile bir safsatadır. Hiçbir hizmet için haramlara ruhsat yoktur ve olamaz. İman hizmetinin en büyük gayesi takvadır. Yani insanları kumar, zina, içki, yalan gibi menhiyatlardan muhafaza etmektir. Hal böyle iken, haramları hizmet vasıtası olarak görmek ya da savunmak bir dalalettir. Bu gibi şeyleri savunmak insanın imanını tehlikeye sokar.

İkincisi, iman hizmeti ve bu hizmetlerin metotları meşru ve helal olmalıdır. Meşru ve helal olmayan hizmet metotları ne İslam dairesinde kalabilir ne de Risale-i Nur dairesinde kalabilir. Bu sebeple bu gibi gayri meşru metotlar müsbet ihtilaflara dâhil edilemezler.

Üçüncüsü, Risale-i Nur dairesinde olanlar, Risale-i Nurların temel düsturlarını göz ardı edemezler. Yani Risale-i Nur dairesinde hizmet etmek için hizmet metotlarının helal ve meşru olması tek başına yetmiyor. Bu meşruluğun yanında Risale-i Nurların temel düsturlarını da dikkate almak gerekiyor.

Dördüncüsü, Risale-i Nurlardan istifade etmekle ona talebe olmak ayrı şeylerdir. İstifade etmek umumidir, herkes istifade edebilir, ama talebe olmanın belli şartları ve düsturları vardır; bunlara riayet etmeyene talebe denilmez. Biz şayet Risale-i Nurlara talebe olmak istiyor isek, onun temel düsturlarına riayet etmek durumundayız.

Beşincisi, eğitim, medya, kariyer, edebiyat, meslekler vs. bunların hepsi iman hizmetinde birer vasıta olabilirler; ama gaye olamazlar. Bunları maksat yapmak ne kadar yanlış ve hatalı ise, aynı şekilde bu gibi vasıtaları inkâr edip ehemmiyetsiz görmek de o derecede yanlış ve hatalıdır. Nur talebesi ne bunları maksat yapar ne de bunları inkâr edip ehemmiyetsiz görür. Bunları Allah adına ve O’nun dini yolunda istihdam eder.

Bu gibi vesileler kullanıldığı maksada göre şekil alırlar. Medya ve edebiyat sektörü küfrün elinde olursa küfre güç katar, Müminin elinde olursa imana güç katar. Bu gibi vasıtaları ihmal etmek doğru olmaz ama her cemaat veya meşrep bunları ifa edemeyebilir. Bu yüzden, meşrep farklılığını, taksim-i a'mâl olarak görmek gerekir. Onların vazifesi o iken, bizim vazifemiz de budur deyip sürtüşmeye girmemek en güzel yoldur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 3.594
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...