Risale-i Nur mesleği velayet-i kübra mesleğidir. Her Nurcunun velayet-i kübra ashabından olduğunu ifade etmek doğru mu?
Değerli Kardeşimiz;
Velayet-i Kübra makamı, dediğiniz gibi Nur talebeliği sıfatlarına haiz olanlar için geçerlidir. Yoksa her "Nurcuyum" diyen bu makama sahip manasında değildir. Risale-i Nur'a talebe olmanın şartları bellidir, kim bu şartlara haiz ise inşallah o makama erişir. O şartları zahiren üzerinde bulunduran kişilerin de ben "Velayet-i Kübra makamındayım" demesi de hem doğru değildir hem de ihlas ve tevazua aykırıdır.
Yalnız şöyle ince bir fark var, ona dikkat etmek gerekir o da şudur:
"Bir şahıs, kendi namına hazm-ı nefs eder, tefahur edemez. Millet namına tefahur eder, hazm-ı nefs edemez." (Sünûhat, Unsuriyetin Hikmeti)
Bir şahıs kendine yapılan bir hakareti nefsine yedirip affedebilir, bu güzel bir haslettir; ama mensubu olduğu cemaate yapılan hakareti kendi hesabına affedip hoş görülü olamaz.
Cemaati adına övünebilir, ama şahsı adına övünmesi kibir ve böbürlenmek olur. Bir adam; “İslam şöyle güzeldir, şöyle hoştur ya da Nur mesleği şöyle güzeldir, şöyle hoştur” diyebilir, ama “Ben şöyle iyiyim, şöyle güzelim” dese bu kibir ve gurura girer.
Hulasa; kişinin mesleğini övmesi ile kendini övmesi farklı şeylerdir. Kişi mensubu olduğu mesleği övebilir, ama kendi nefsini övemez. Buna çok dikkat etmek gerekir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü