"Şirket-i Manevî" hakkında âyet ve hadis var mıdır, Risalelerde nasıl geçmektedir?
Değerli Kardeşimiz;
Şirket-i manevî, Üstad Hazretlerin birçok ayet ve hadislerden tahriç ettiği, Risale-i Nurlarda geçen bir mefhumdur. Şirket-i manevî ve iştirak-i amele dolaylı ya da doğrudan işaret ve teşvik eden ayet ve hadisler pek çoktur, bunlardan bazılarını burada numune olarak takdim edelim:
“İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten men eden bir cemaat bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.” (Âl-i İmran Suresi; 3/104)
“Allah'ın eli cemaatle beraberdir.” (Tirmizî, Fiten 7, hadis no: 2166, Humus 1966; Nesâî, Tahrîm 6)
Ebu Hureyre (ra)den peygamberimizin şöyle dediği rivayet edilmiştir:
“İki kişi bir kişiden hayırlıdır. Üç kişi iki kişiden hayırlıdır. Dört kişi üç kişiden hayırlıdır. Cemaat olmanız gerekir. Muhakkak ki, Allah'ın (yardım) eli cemaatle beraberdir. Allah azze ve celle ümmetimi ancak hidayet üzere cem eder, toplar. Bilin ki, cemaatten uzak duran her kişi ateşe düşer."( Kenzü'l-Ummal, c.1, H. No: 1025)
Hz. Muaz (ra)'den Peygamber Efendimiz (asm)'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:
“Muhakkak ki şeytan insanın kurdudur, tıpkı tek kalan, sürüden uzaklaşan, kenarda olan koyunu alıp giden davar kurdu gibi. Sakın bölünmeyin. Cemaatin, umumun, mescidin yanında olun.”( age., c.1, H. No: 1026 ve 1027)
İbn Ömer (ra)den Peygamber Efendimiz (asm)'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:
"Ümmetim dalalet üzerine asla toplanmaz. Öyleyse cemaatin yanında olun. Muhakkak ki, Allah'ın (yardım) eli cemaatle beraberdir."( age., c.1, H. No: 1029)
İbn Ömer (ra)'den Peygamber Efendimiz (asm)'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:
"Cennetin ortasında oturmak kimi sevindirirse, cemaatten ayrılmasın. Çünki şeytan tek kişiyle beraberdir. İki kişiden uzaktır."( age., c.1, H. No: 1033.)
Bu ve buna benzer birçok ayet ve hadislerden iştirak-i amel düsturu çıkarılabilir.
Cenab-ı Hak fazl ve kereminden ibadetlere bire on, bazen bire bin bazen de Kadir Gecesi'nde olduğu gibi bire otuz bin sevap veriyor. Hatta Kadir Gecesi tek bir gece iken, ihya eden için bin aydan daha çok sevaplı ve hayırlı bir gece olabiliyor. Bunların hepsi ayet ve hadislerle sabittir.
Şahsi namaz ile cemaat ile kılınan namazın arasındaki sevap farkı "iştirak-i amele" işaret eder. Demek cemaatin olduğu yerde sevap ve rahmet var, ferdiyetçiliğin olduğu yerde ise tefrika ve daha az sevap var. Buna benzer birçok ayet ve hadisten manevî şirketi tahriç etmek mümkündür.
Şirket-i manevi tabiri Risale-i Nurlarda şu şekilde geçmektedir:
"Birinci misal: Ehl-i dünya, büyük bir servet ve şiddetli bir kuvvet elde etmek için, hattâ bir kısım ehl-i siyaset ve hayat-ı içtimaiye-i beşeriyenin mühim âmilleri ve komiteleri, iştirak-i emval düsturunu kendilerine rehber etmişler. Bütün sû-i istimâlât ve zararlarıyla beraber, harika bir kuvvet, bir menfaat elde ediyorlar. Halbuki, iştirak-i emvâlin, çok zararlarıyla beraber, iştirakle mahiyeti değişmez. Herbirisi umuma gerçi bir cihette ve nezarette mâlik hükmündedir; fakat istifade edemez."
"Her ne ise, bu iştirak-i emval düsturu a'mâl-i uhreviyeye girse, zararsız azîm menfaate medardır. Çünkü bütün emval, o iştirak eden herbir ferdin eline tamamen geçmesinin sırrını taşıyor. Çünkü, nasıl ki dört beş adamdan, iştirak niyetiyle biri gazyağı, biri fitil, biri lâmba, biri şişe, biri kibrit getirip lâmbayı yaktılar. Herbiri tam bir lâmbaya mâlik oluyor. O iştirak edenlerin herbirinin bir duvarda büyük bir aynası varsa, herbirinin noksansız, parçalanmadan, birer lâmba, oda ile beraber aynasına girer. Aynen öyle de, emvâl-i uhreviyede sırr-ı ihlâs ile iştirak ve sırr-ı uhuvvet ile tesanüd ve sırr-ı ittihad ile teşrikü'l-mesâi, o iştirak-i a'mâlden hâsıl olan umum yekûn ve umum nur herbirinin defter-i a'mâline bitamâmihâ gireceği, ehl-i hakikat mâbeyninde meşhud ve vakidir. Ve vüs'at-i rahmet ve kerem-i İlâhînin muktezasıdır."
"İşte, ey kardeşlerim! Sizleri inşaallah menfaat-i maddiye rekabete sevk etmeyecek. Fakat menfaat-i uhreviye noktasında bir kısım ehl-i tarikat aldandıkları gibi, sizin de aldanmanız mümkündür. Fakat şahsî, cüz'î bir sevap nerede, mezkûr misal hükmündeki iştirak-i a'mâl noktasında tezahür eden sevap ve nur nerede?" (Lem'alar, Yirmi Birinci Lem'a)
"Saniyen: Bu seneki Ramazan-ı Şerif hem âlem-i İslâm için, hem Risale-i Nur şakirtleri için gayet ehemmiyetli, pek çok kıymetlidir."
"Risale-i Nur şakirtlerinin iştirâk-i a'mâl-i uhreviye düstur-u esasiyeleri sırrınca, herbirisinin kazandığı miktar, herbir kardeşlerine aynı miktar defter-i a'mâline geçmesi, o düsturun ve rahmet-i İlâhiyenin muktezası olmak haysiyetiyle, Risale-i Nur dairesine sıdk ve ihlâsla girenlerin kazançları pek azîm ve küllîdir. Herbiri, binler hisse alır. İnşaallah, emval-i dünyeviyenin iştirâki gibi inkısam ve tecezzî etmeden, herbirisine, aynı amel defterine geçmesi, bir adamın getirdiği bir lâmba, binler aynaların herbirisine aynı lâmba inkısam etmeden girmesi gibidir."
"Demek, Risale-i Nur'un sadık şakirtlerinden birisi leyle-i Kadrin hakikatini ve Ramazan'ın yüksek mertebesini kazansa, umum hakikî sadık şakirtler sahip ve hissedar olmak, vüs'at-i rahmet-i İlâhiyeden çok kuvvetli ümitvârız." (Kastamonu Lâhikası, 62.Mektup)
"Leyle-i Miraç, ikinci bir Leyle-i Kadir hükmündedir. Bu gece mümkün oldukça çalışmakla kazanç birden bine çıkar. Şirket-i mâneviye sırrıyla, inşaallah herbiriniz kırk bin dille tesbih eden bazı melekler gibi, kırk bin lisanla bu kıymettar gecede ve sevabı çok bu çilehanede ibadet ve dualar edeceksiniz." (Şualar, On Dördüncü Şua)
İhlas, sebat ve sadakatle şirket-i maneviyeye ortak olan bir Nur talebesi, o şirketin daimî bir hissedarı olur; onların sevaplarından faydalanmaya devam eder. Yani şirketin havuzunda biriken sevaplardan hissesini alır. Sadece günah ciheti ile ölür yani günah defteri kapanır ama sevap hanesi kapanmaz.
Şirket-i manevîde bu gibi tehlikeler ve zararlar olmuyor. Üç kişi cemaat olarak namaz kıldıklarında hâsıl olan yirmi yedi kat sevap her birine aynen yazılıyor, üçe bölünmüyor.
Şahs-ı manevi halinde çalışmakta da bu mana söz konusudur. Cemaatin tümünün ortak mesaileriyle hâsıl olan sevap ve nur bölünmeden, parçalanmadan herkesin hesabına yazılır. Zaten bölünme ve parçalanma ancak madde için ve maddî kazançlar için söz konusudur. Sevaplar nur olduğundan bölünmez ve parçalanmaz. Okuduğumuz bir Fatiha’yı bin kişiye bağışlasak her birine aynen bin Fatiha gider.
Bu yüzden, Müslümanlar büyük manevî bir şirket gibi hareket etmelidir. O zaman hem dünyada hem de ukbada mutlu olurlar.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü