Risale-i Nur’da Yahudilerle alakalı menfi ifadeleri antisemitizm olarak anlamak mümkün müdür?
Değerli Kardeşimiz;
Bir insanın şahsını kötülemek ayrıdır, o insanın kötü veya yanlış örnek olan bir sıfatını anlatmak ayrıdır. Aynı şekilde bir toplumun da ırk olarak kötülenmesi ayrıdır, sıfat olarak kötülenmesi veya tenkit edilmesi ayrıdır. Irk olarak Yahudilerin kötülenmesi diye bir şey ne Kur'ana ne de İslam'a mal edilemez. Çünkü Peygamberlerin çoğu Yahudi ırkından gönderilmiştir. Bu noktada çok zeki ve istidatlı ve Allah'ın davasına hizmet edenler ayrı, yine bütün dinlere savaş açıp dünyayı kaosa ve anarşiye sürükleyenler de ayrıdır. Demek mesele ırkı kötülemek değil, yahudilerin taşıdığı yanlış sıfatların kötülenmesidir. Meşhur Yahudi alim Abdullah bin Selam da yahudidir, ama bütün Müslümanlar O’nu hayırla yâd eder. Meselâ; Lut kavminin kötülüğünden bahsedilir. Bu ırk ve millet olarak anlaşılmamakta, onların içlerinde olan küçük bir gurubun kötülüğünden bahsetmek manasındadır. Çünkü o kavmin içinde başta Hz. Lut (a.s) ve ona iman edenler var. Tarihte bütün helak edilen kavimler için de durum aynıdır.
Antisemitizm kısaca Yahudi milletine, kültürüne ve dinine karşı duyulan düşmanlık, önyargı veya ayrımcılık olarak tarif edilir. Lakin bu tarif biraz siyasi bir tarif olup Yahudi sermayesinin, Yahudileri masum ve mazlum gösterme çabasından başka bir şey değildir. Nitekim Yahudi milletini eleştiren birçok ayet ve hadislerde bu manayı teyit etmektedir:
“De ki: “Eğer âhiret yurdu (cennet) Allah katında başka insanlara değil de sadece size ait ise (ve bu iddiânızda) doğru kimseler iseniz, haydi ölümü temennî edin!” (Bakara, 2/94)
"De ki: Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun." (Cuma, 62/6)
“İşte, ölümü bilenler böyle söylemişler. Yahudiler de ahirette cenneti umuyorlarsa, ölümü temennî etmeleri gerekir.” (Beydâvi, I, 138)
“İsrâiloğullarına Tevrat’ta şöyle bildirdik: ‘Siz yeryüzünde iki kere fesad çıkaracaksınız.’” (İsrâ, 17/4)
“Sen Yahudîleri, hayata karşı insanların en hırslısı olarak bulursun...” (Bakara, 2/96)
“Hırs, sebeb-i haybettir ve illet ve zillettir ve mahrumiyet ve sefaleti getirir. Evet, her milletten ziyade hırsla dünyaya saldıran Yahudi milletinin zillet ve sefaleti, bu hükme bir şahid-i kàtı’dır.” (Mektubat, Yirmi İkinci Mektup, İkinci Mebhas)
Üstadımızın bu izahı ayetin tefsiri hükmündedir.
Gerek ayetlerde gerek hadis-i şeriflerde gerek Risale-i Nur'da Yahudiler hakkında yapılan değerlendirmelerin hepsi vakaya mutabık içtimaî gerçeklerdir. Burada bir kavmi ya da milleti hedef gösterip tahkir etme sözkonusu değildir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
israil adı altında mukaddes İslam yurduna yerleştirilen ve Mescid-i Aksa gibi Müslümanların mukaddes yerini işgal eden kavm-i Yahudu ve hâmilerini târumâr eyle.
Bu zelil kavme mukavemet edemeyecek derecede Kur’an ahkâmına yabancı kalıp dinsizlik rejiminin merhametine sığınacak derekeye düşen Müslüman devlet ve milletlerinin kalplerini iman ve Kur’an Nuru ile tahkim ve düştükleri bu günkü halden tahlis eyle.
Hulusi abinin bedduasında geçen devlet Filistin mi yoksa sahip çıkmayan İslâm ülkeleri mi