"Risale-i Nur’un eczalarında mevadd-ı kanuniyeye muarız meseleler bulunması ortaya konulabilir. Bu cihet mahkemeye aittir. Fakat Risale-i Nur, kendi başıyla yüz mânevî keşfiyatı hâvi bir eserdir..." İkinci Maddeyi izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Risale-i Nurlar binlerce hakikatin keşfedilip ilan edildiği mükemmel bir Kur’an tefsiridir. Ve bu eserin hukuki açıdan birçok telif hakları vardır. Bu telif haklarını muhafaza etmek de ancak devlet ve mahkemeye aittir. Şayet bu eserin sahibi tutuklanıp telifi anonim gibi ortaya atılır ve başkaları da bundan izinsiz istifade ederse, bu intihal (aşırma) ve haksız bir temellük olur. Ya da bu haksız mahkumiyet intihale ve temellük yanlışlığına zemin hazırlamış olur.

Altı bin küsur sayfalık Risale-i Nurların birkaç maddesi yasalara aykırıdır diye müsadere edilip toplatılırsa, bu içinde bulunan binlerce yüksek hakikatlere haksızlık ve zulüm olur.

İkinci madde: Risale-i Nur'un eczalarında mevadd-ı kanuniyeye muarız meseleler bulunması ortaya konulabilir. Bu cihet mahkemeye aittir. Fakat Risale-i Nur, kendi başıyla yüz mânevî keşfiyat-ı mühimmeyi hâvi bir eserdir. Bu keşfiyatın bir tekini bile, keşşafın hakk-ı keşfini sıyanet etmekle, ziyaa uğratmamak lâzım gelir. Keşfiyatın ehemmiyeti, ehl-i hakikat ve ehl-i ilim ve edipler ortasında gayet büyüktür ve ehemmiyeti var. Bir kimse diğerinin keşfiyatını temellük edemez. Eğer etse, onun aleyhinde ikame-i dâvâ etmek, bütün memleketlerde câri olan bir kanundur."

"İleride hükûmetin müsaadesini istihsal etmek suretiyle neşretmek istediğim ve yirmi-otuz seneden beri keşif ve telifine çalıştığım ve elli seneden beri devam eden tetkikat ve mücahedat-ı fikriye ve muhtelif menbalardaki taharriyat ve mesaimin neticesi ve semeresi olarak yazdığım ve mânevî yüz keşfiyatı gösteren ve binlerce hakikati hâvi yüzden ziyade risaleden ibaret olan Risale-i Nur'un telifinden sonra neşredilen, bazı kanunlara uygun gelmeyen on, on beş noktasını ortaya atarak müttehem bir vaziyete koymak, bu hakikatlerin ve benim onlara taallûk eden hukuklarımın zıyaını mucip olmakla beraber, diğerlerinin intihal ve sirkatine ve temellük ve kendine mâl etmesine zemin ihzar ettiğinden; bu babda, evvelemirde ve her şeyden ziyade hakikat-i âliye namına ve hukuk hesabına hakkımın muhafazasını, âdil mahkemenizin nazara alacağı ilk cihettir."

"Ve bir cürüm âleti olmak tevehhümüyle müsadere edilen risalelerimin tazammun ettiği hakaik, ehl-i fen ve felsefeye ve akademi muhakkiklerine karşı ispatıma medar olmak üzere elimde bulunması lâzım geldiğinden; bu keşfiyat ve münazarat-ı ilmiye üzerinde hazırlığımı tespit etmek için tarafıma iadesini isterim. Beni mahkûm etseniz de onlar mahkûm olamaz ve hapiste dahi benim arkadaşım olmalıdırlar."(1)

(1) bk. Tarihçe-i Hayat, Eskişehir Hayatı.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...