"Senin üstünden geçen, kalbine gelen ve aklına görünen her bir nuru tenkit parmaklarıyla yoklama ve tereddüt eliyle tenkit etme." İzah eder misiniz, marifetullaha ait gelen nur, nasıl tenkit parmağı ile yoklanır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Akıl, hakikati mantık ve sorgu yöntemi ile bulmaya çalışır. Bu çalışma esnasında ne kadar mantıklı sorgulama yaparsa o kadar varacağı sonuç sağlam ve sağlıklı olur. Tabi bu yöntem akıl ve muhakeme açısından böyledir.

İnsan sadece akıldan ibaret değildir. İnsanda kalp, ruh, vicdan, latife gibi nurani cihaz ve mizanlar da bulunuyor. Ve bu mizan ve cihazların hakikati bulma ve hazmetme yönetimi akıldan çok farklıdır. Akıl ve muhakeme açısından tenkit, yani sorgu ne kadar güzel ve gerekli bir yöntem ise, aynı yöntem nurani mizan ve cihazlar açısından o kadar verimsiz ve tersi bir durum arz edebilir.

Mesela, vicdana gelen bir hakikat akıl mizanı ya da akıl yöntemi ile avlanamayabilir. Birisine rasyonel ve faydacılık açısından bir davranış sergileriz, ama vicdan bundan oldukça rahatsız olabilir. Yani rasyonel ve pragmatik olan bir durum vicdani ve kalbi olmayabilir.

Öyleyse yapılacak iş, her duygu ve mizanın nurunu kendi yöntemi kendi durumu ile anlamaya çalışmak gerekiyor. Kalbe gelen bir nuru akıl mizanı ile avlayamayacağımız gibi, akla gelen bir nuru da bazen kalp ile anlayamayız ya da avlayamayız.

"Tenkit parmakları" akıl ve muhakeme esasları oluyor, "nur" ise kalp ve vicdana gelen nurani feyizler oluyor. Kalp ve vicdana gelen nurani feyizleri akıl ve muhakeme esasları ile kabzedemeyiz. Bu yüzden akılda mantık, vicdan ve kalpte empati lazım.

“Üstünden geçen” tabirinden kalbe ilham ile gelen nur ya da mana anlaşılabilir. Çünkü geçen, gelen, görünen tabirlerinde biraz insan iradesini aşan irade dışılık anlamı bulunuyor.

Allah kullarına vehbi birtakım ihsan ve ikramlarda bulunuyor bu ihsan ve ikramların da kesiften latife çok mertebeleri var. Kesif ihsanlar kesif duygularla avlanırken latif ihsanlar da latif duygularla avlanıyor.

Mesela kalbe gelen bir mana ile akla gelen mana aynı olmaz çünkü akıl farklı çalışır kalp farklı işler. İnsandaki her bir cihaz ve duygu kendine özel bir yapı ile işler ve çalışır. Bu cihaz ve duyguların rızıkları da bu yapıya uygun bir şekilde gönderilir. İnsan şaşırıp kalbin rızkını akılla yemeye çalışmamalıdır kalpte aklın rızkını yiyemez.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...