Block title
Block content

Ruhun nuraniyet kesbetmesi ne demektir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın bir ve tek olmasına rağmen,  bir anda, sonsuz denebilecek işleri şaşırmadan, yanılmadan, karıştırmadan yaratması ve idare etmesini akla yaklaştırmak için Üstat bu ruh misalini veriyor.

Ruh, bir ve tek olmasına karşın, vücudun binlerce hücre ve azasını bir anda tedbir ve idare ediyor. Ruhun bu tedbir ve idaresinde karışıklık, yanılma, şaşırma olmuyor. Allah’ın mahluku olan ruh, bu manaya mazhar olabilirse, mahlukattan münezzeh ve mukaddes olan Allah, elbette bir ve tek olmasına karşın, bir anda sayısız ve sonsuz işleri yapabilir, diye akla yaklaştırılıyor. Konunun ana teması budur.

Lafız ile mana, madde ile maneviyat, ruh ile ceset, kesafet ile letafet, nur ile zulmet, bunlar hem birbirinin zıttı, hem de biribirinin manasının inceliklerini gösteren aynalar gibidir. Madde, varlık mertebeleri içinde en hantal ve kayıtlara maruz varlıktır. Bu yüzden, maddi kayıtlara mahkum olan bir şeyle, bu kayıtlardan azade olan şey arasında çok farklar olabiliyor.

Mesela, ruh; latif, nurani ve maddi kayıtlardan azade olduğu için, bir anda milyonlarca işi tedbir edip idare edebiliyor. Bedenin her bir hücre ve azası ile aynı anda münasebet kurabiliyor. Yine, mana çok ince ve latif olduğu için, kalbin çok derinliğinden kaynayıp gelirken, maddeye, yani lafza yaklaştıkça, incelik ve letafetini kaybeder. Bunun için lisan, kalbe tam tercüme olamıyor. Mana latif, lafız ise, daha çok, maddeye yakın, kesif bir şeydir.

Yine, latif olan bir ışık ya da röntgen şuaı, zahmetsiz ve engelsiz, cisimden geçer ve alta nüfuz ederek, ne var, ne yok, keşf eder. Ama, katı bir madde, ya da cisim, çarpar geçemez. Ya kırar, ya dağıtır.

Bu iki zıtlardan biri, kuvvet kazandıkça, diğeri zayıflar. Kuvvet kazanan şeyin kayıt ve vasıfları hakim olur. Diğeri tamamen kaybolmasa bile, kaybolmuş gibi eserlerini gösteremez.

Madde, kuvvet kazandıkça, mana zayıflar. Ruh inceldikçe, ceset kalınlaşır. Nuraniyet gittikçe, yerine zulmet gelir. Letafet azalınca, yerine kesafet gelir. İşte, üstat, buna işaret ediyor.

Mesela, Hz. Peygamber Efendimiz (asm) de mana, nuraniyet, ruh, letafet, hayat, tamamen hükmettiği için, adeta madde onda kaybolmuş. Her bir aza ve cihazı letafet kazanmış ve her bir azası ve hücresi maddi kayıt ve hantallıklardan arınarak tam nuraniyet kazanmıştır. Bu yüzden, onun mübarek cesedi de aynen ruh ve mana gibi letafet ve nuraniyet kazandığından, her bir azası ile görebilir, her bir azası ile işitebilirdi.

Yani, onda, madde, öyle incelmişti ki, artık maddi hantallık ve kayıtlardan tamamen sıyrılmış ve ruh, hayat, şuur, gibi şeyler onda çok şiddetli tecelli eder hale gelmiştir. Bu kapı, derecesine göre herkese de açıktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Otuz Birinci Pencere | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4029 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...