"Sıdk, İslâmiyetin üss-ül esasıdır ve ulvî seciyelerinin rabıtasıdır ve hissiyat-ı ulviyesinin mizacıdır." cümlesini açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Sıdk: Kelime anlamı olarak doğru söz, hakikate muvafık olan, bir şeyin her hususu tam ve kâmil olması ve ahdinde sâbit ve daim olmak gibi birçok manalara geliyor.

Sıddık: Kelime olarak çok doğru, çok dürüst demektir. Istılah manası ise hakta ve doğrulukta şiddetli sebat ve sarsılmamak demektir. Dünyanın en azaplı hali ile en cazip ve çekici hali, sıddık birisini yolundan şaşırtmaz istikametini bozamaz. Kalbindeki iman öyle bir seviyededir ki dünyanın hiçbir hali bu kimseyi sarsmaz ve yolundan çevirmez. İmanı çelik gibi metin ve sağlamdır. Sıddıkiyet makamı nübüvvet makamından sonra gelir ki, bu makamın piri Hazreti Ebu Bekir (ra)’dır.

Üstad Hazretleri sıdkı en güzel şu ifadeler ile izah ediyor:

"İslâmiyetin esası sıdktır. İmanın hassası sıdktır. Bütün kemâlâta îsal edici sıdktır. Ahlâk-ı âliyenin hayatı sıdktır. Terakkiyatın mihveri sıdktır. Âlem-i İslâmın nizamı sıdktır. Nev-i beşeri kâbe-yi kemâlâta îsal eden sıdktır. Ashab-ı Kiramı bütün insanlara tefevvuk ettiren sıdktır. Muhammed-i Hâşimî Aleyhissalâtü Vesselâm'ı meratib-i beşeriyenin en yükseğine çıkaran sıdktır."(1)

Yine Üstad Hazretlerinin şu ifadeleri sıdk konusunun anlaşılmasına yardımcı olacak niteliktedir:

"Evet, sıdk ve doğruluk İslâmiyetin hayat-ı içtimaiyesinde ukde-i hayatiyesidir. Riyakârlık, fiilî bir nevi yalancılıktır. Dalkavukluk ve tasannu, alçakça bir yalancılıktır. Nifak ve münafıklık, muzır bir yalancılıktır. Yalancılık ise, Sâni-i Zülcelâlin kudretine iftira etmektir."(2)

Kainatta olan biten bütün fiil ve eylemlerin baş aktörü ve asıl yaratıcısı, Allah’ın kudret sıfatıdır. Bu sebeple inkar, küfür, günah gibi aslı yalana dayanan kötü ve çirkin fiiller, en çok kudret sıfatına dokunuyor, ona itiraz niteliği taşıyor.

Mesela, Allah kainatı insan için yaratıp döşedi, insandan beklenen şey ise iman ve marifet gibi kulluğa taalluk eden şeylerdir. İnsan küfür ve gaflet ile bu vazifeyi terk ettiği zaman, ilk tezyif edeceği sıfat kudret sıfatı oluyor.

Günahlar da tıpkı küfür ve inkar gibi özü itibari ile bir yalan ve iftira niteliğindedir ki, yine ilk tezyif ve tahkire hedef olan sıfat kudret sıfatıdır. Kudret sıfatı insana gözü takar ve helal dairede kullanmasını emreder, ama insan gözünü haramda kullanır. İnsan bu tarz hareketi ile bir cihetle kudret sıfatının hukukuna mugayir hareket etmiş olur ki, bu da bir iftira ve yalan sayılır.

Sıdk ise, her hususta aslına ve özüne uygun hareket etmek olduğu için, âdeta her ibadet ve ahlakın alt yapısı ve esası sıdktır. İnsanda ne kadar yüksek seciye ve huy varsa, hepsi sıdk temeli üstünde duruyor. Hayatı yalan üzerine konumlanmış birisinin güzel ahlak ve yüksek seciye sahibi olması düşünülemez.

Dipnotlar:

(1) bk. İşarat’ül İ’caz, Bakara Suresi, 9 ve 10. Ayet Tefsiri.
(2) bk. Hutbe-i Şâmiye, İkinci Kelime.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...