Block title
Block content

Hutbe-i Şamiye

İçerikler


  1. Hutbe-i Şamiye Hakkında Bilgi Verir misiniz?

  2. Şam Emeviye camiinde hutbeden sonra cemaate Üstad mı namaz kıldırmış?

  3. Aynı lezzetinde elemi gösterip hissini mağlûp etmektir. Cümlesini açar mısınız?

  4. "Akibeti görmeyen, bir dirhem hazır lezzeti, ileride bir batman lezzetlere tercih eden hissiyat-ı insaniye, akıl ve fikre galebe ettiğinden ehl-i sefaheti sefahetten kurtarmanın çare-i yegânesi; aynı lezzetinde elemi gösterip hissini mağlub etmek.." izah?

  5. "Kur’ân-ı Hakîmin sırr-ı i’câzıyla hakikî bir tefsiri olan Risale-i Nur,.." Bu ifadeyi nasıl anlamalıyız?

  6. "Sefahet ehlini ve dalâlete düşenleri o cihetle, aklı başında olanlarını kurtarıyor." cümlesini izah eder misiniz?

  7. "Haram lezzetlerin içinde, manevi elim elemleri gösterip hissiyatını mağlup etmeyi", günümüz gençliği açısından örneklerle açıklar mısınız?

  8. Risale-i Nurlar, sefahet ve dalalette gidenlerden, aklı başında olanları yola getirir, deniyor. Aklı başında ifadesi ne demektir ve dalalet ehline aklı başnda ifadesi nasıl tatbik edilir?

  9. Risalelerde, günahların bu dünyadaki zararları, zorlukları dikkate verilerek sakındırma metodu takip edilmiştir. Bu konuyu biraz açar mısınız?

  10. "Bu zamandaki küfr-ü mutlakın ve fenden gelen dalaletin ve sefahetteki tiryakiliğin inadı karşısında Cenab-ı Hakkı tanıttırdıktan sonra ve Cehennemin vücuduna ispat ile ve onun azabı ile..." Buradaki tiryakiliği nasıl anlamalıyız?

  11. "Cenab-ı Hakk'ı tanıttırdıktan sonra ve Cehennem'in vücudunu isbat ile ve onun azabı ile insanları fenalıktan, seyyiattan vazgeçirmek yolu ile ondan, belki de yirmiden birisi ders alabilir." Üstad bu yöntemin bu asırda pek işe yaramadığını söylüyor, izah?

  12. "Kainatı ihata eden tasavvurat ve efkarları ve ebedi bekayı ve saadet-i ebediyeyi ve Cennet'i gayet ciddi isteyen himmetleri ve fıtri istidadları ve fıtri had konulmayan, serbest bırakılan kuvveleri ve ..." Devamıyla açıklar mısınız?

  13. "Birden iman bana bir gözlük verdi, gördüm ki: Rahîm ismi şefkat burcunda tulû' etti." medyada açlık ve susuzluktan bitap düşmüş, hatta ölen hayvanları görüyoruz. Burayı nasıl anlayabiliriz?

  14. "Hâlık-ı Arz ve Semâvâtın Kâdir, Alîm, Rab, Allah ve Rabbü's-Semâvâti ve'l-Ard ve Müsahhirü'ş-Şemsi ve'l-Kamer isimleri, rahmet, azamet, rububiyet burçlarında güneş gibi tulû ettiler." cümlesini izah eder misiniz?

  15. "Ehli hidayete dahi gaflet basıyor, hakiki lezzetini tam takdir edemiyor." Gafletin nedenleri neler olabilir?

  16. "İslâmiyet ve insaniyet midesiyle ve imanın tecelliyat ve cilveleriyle, mânevî bir cennet lezzetleri tadabilir, belki derece-i imanlarına göre istifade edebilirler." cümlesini izah eder misiniz?

  17. "Eski zamanda bir memlekette bir kafir-i mutlak yerine, şimdi bir kasabada yüz tane bulunabilir." Said Nursi bu hükmü neye binaen verebilmektedir?

  18. "Altı dehşetli hastalığın ilâcını da, bir tıp fakültesi hükmünde, hayat-ı içtimaiyemize, eczahane-i Kur'âniye'den ders aldığım,.." ifadesini nasıl anlamalı?

  19. "...alem-i İslamiyenin saadet-i dünyeviyesi ... ve bilhassa terakkisi ONLARIN intibahıyla olan Arabın saadetinin fecr-i sadıkının emareleri inkişafa başlıyor." ifadesinde geçen "onların" ifadesi kim için kullanılmıştır?

  20. "Ehl-i imanı birbirine bağlayan nurani rabıtaları bilmemek..." Bu rabıtalar neler olabilir, izah eder misiniz?

  21. "Bu dâvâma çok burhanlardan ders almışım. Şimdi o burhanlardan mukaddematlı bir buçuk burhanı zikredeceğim." Burada neden yarı bürhan deniliyor, izah eder misiniz?

  22. "Çeşit çeşit sarî hastalıklar gibi intişar eden istibdat." İstibdat Hastalığı Hakkında Bilgi Verir misiniz?

  23. "Bu altı dehşetli hastalığın ilâcını da, bir tıp fakültesi hükmünde, hayat-ı içtimaiyemize, eczahane-i Kurâniyeden ders aldığım altı kelime..." Altı Hastalık ve İlacı Olan Altı Kelimeyi Nasıl Eşleştireceğiz?

  24. "Hem nev-i beşer, hususen medeniyet fenlerinin ikazatıyla uyanmış..." ve "Beşer bu asırda harblerin ve fenlerin ve dehşetli hadiselerin ikazatıyla uyanmış..." cümlelerini açıklar mısınız?

  25. 'Rus’u mağlûp eden Japon Başkumandanının İslâmiyetin hakkaniyetine şehadeti...'' Tarihçede adı gecen Japon başkumandanın ismi ne? Bu kumandanla ahir zamanla ilgili sorular soran kumandan aynı kişi mi? Ve Rus'u mağlup ettiği savaş hangisidir?

  26. "Küre–i Arz’ın şimdiki en büyük devleti Amerika’nın bütün kuvvetiyle din hakikatlerine taraftar çıkması ve İslamiyetle Asya ve Afrika’nın saadet ve sükünet ve müsalaha bulacağına,.." ifadesini yorumlar mısınız?

  27. "Bu dar fani dünya, insanın nihayetsiz emel ve arzularına kafi gelmez." cümlesini izah eder misiniz?

  28. "Şimdiki hal-i âlem bu hakikate şehadet eder. Kırk beş sene sonra, tamamıyla beşerin bu ihtiyac-ı şedîdini, dinsizliğin zuhuruyla küre-i arzın kıt'aları ve devletleri birer insan gibi hissetmeye başlamışlar." İzah eder misiniz?

  29. "Beşer bu asırda harplerin ve fenlerin ve dehşetli hadiselerin ikazatıyla uyanmış." Buradaki "dehşetli hadiseler" neler olabilir?

  30. "Hem de İslâmiyet güneşinin inkişafına ve beşeri tenvir etmesine mümanaat eden perdeler açılmaya başlamışlar. O mümanaat edenler çekilmeye başlıyorlar..." Bu cümlelerin izahını devamıyla birlikte yapar mısınız?

  31. Üstad Hutbei Şamiye'de: Hicri 1371 senesinden sonra yaşanacak gelişmelere dikkat çekerek, Mehdi´nin göreve başlamasının bu tarihten otuz -kırk yıl sonra olacağını bildirmiştir. Bu tarihler miladi 1980-1990 yılları arasıdır. Mehdi bu sürecin neresindedir?

  32. "O mümanaat edenler çekilmeye başlıyorlar. Kırk beş sene evvel o fecrin emâreleri göründü. Yetmiş birde fecr-i sâdıkı başladı veya başlayacak. Eğer bu fecr-i kâzip de olsa, otuz-kırk sene sonra fecr-i sâdık çıkacak." izahı?

  33. "Yetmiş birde fecr-i sâdıkı başladı veya başlayacak. Eğer bu fecr-i kâzip de olsa, otuz-kırk sene sonra fecr-i sâdık çıkacak." Bu ifadelere göre "fecr-i kâzib" dönemi bitti mi acaba?

  34. "Yetmiş birde fecr-i sâdık başladı veya başlayacak. Eğer bu fecr-i kâzip de olsa, otuz-kırk sene sonra fecr-i sâdık çıkacak." cümlesini ve fecr-i sadık ile fecr-i kazib kavramlarını izah eder misiniz?

  35. Ruhbanlık ne demektir? "...başka dinlerin bazı efradları gibi, ruhbanları taklid için burhanı bırakmıyoruz." cümlesini izah eder misiniz?

  36. Evet şimdi olmasa da otuz-kırk sene sonra fen ve hakiki marifet ve medeniyetin mehasini o üç kuvveti tam teçhiz edip, cihazatını verip o dokuz manileri mağlup edip dağıtmak için taharri-i hakikat meyelanını ve... ifadelerini devamıyla izah eder misiniz?

  37. "İnşaallah, yarım asır sonra onları darma dağın edecek." tarihinde ne olmuştur, izah eder misiniz?

  38. Prens Bismark iman etmiş mi? Üstad Bediüzaman'ın bu konuda risalede geçen bir sözü var mı?

  39. Hutbe-i Şamiye'de geçen: "Alem-i İslam'ın şahsı manevisinin kalbinde gayet kuvvetli ve kırılmaz beş kuvvet içtima ve imtizac edip yerleşmiş." ifadelerini ve bu beş kuvvetin ayrı ayrı izah eder misiniz?

  40. "...Bazı enbiyalar gibi şark ve garpta en uzak sesleri işit, sûretleri gör." diye bahsettiği enbiyaların isimleri ve mucizeleri hakkında bilgi verir misiniz?

  41. "İzzet-i İslâmiyedir ki, i’lâ-yı kelimetullahı ilân ediyor. Ve bu zamanda i’lâ-yı kelimetullah, maddeten terakkiye mütevakkıf..." Buraya göre Nur talebelerine ne gibi vazifeler düşmektedir?

  42. "Üçüncü kuvvet: Yüksek şeylere müsabaka suretinde beşere yüksek maksatları ders veren ve o yolda çalıştıran ve istibdâdâtı parça parça eden ve ulvî hisleri heyecana getiren ve gıpta ve hased ve kıskançlık ve..." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?

  43. "İkinci kuvvet: Medeniyet ve san’atın hakikî üstadı ve vesilelerin ve mebâdilerin tekemmülüyle cihazlanmış olan şedid bir ihtiyaç ve belimizi kıran tam bir fakr, öyle bir kuvvettir ki, susmaz ve kırılmaz." İzah eder misiniz?

  44. "Müsabaka suretinde beşere yüksek maksatları ders veren ve o yolda çalıştıran ve istibdâdâtı parça parça eden ve ulvî hisleri heyecana getiren ve gıpta ve hased ve kıskançlık ve rekabet,.." hased, kıskançlık ve rekabet hangi manada kullanılmış?

  45. "Beşinci kuvvet: İzzet-i İslâmiyedir ki, i’lâ-yı kelimetullahı ilân ediyor. Ve bu zamanda i’lâ-yı kelimetullah, maddeten terakkiye mütevakkıf..." ifadesini devamıyla izah eder misiniz?

  46. Medeniyetin günahları iyiliklerine galebe edip seyyiatı hasenatına racih gelmekle, beşer iki harb-i umumi ile iki dehşetli tokat yiyip o günahkar medeniyeti zir-u zeber edip öyle bir kustu ki yeryüzünü kanla bulaştırdı. Açıklar mısınız?

  47. İnşallah istikbaldeki islamiyetin kuvvetiyle medeniyetin mehasini galebe edecek. Cümlesine göre; Medeniyetin mehasini nelerdir? İslam'ın kuvveti galebe etmesinde nasıl bir rol oynayacaktır?

  48. "Elbette beşerin zulüm ve hatasıyla başına çabuk bir kıyamet kopmazsa, istikbalde hak ve hakikat, alem-i İslam'da nevi beşerin eski hatiatına kefaret olacak bir saadeti dünyeviyyeyi de gösterecek inşallah." alem-i İslam'ın eski hatiatından kasıt nedir?

  49. "Bu kadar zulmî küfriyatlarıyla zemin yüzünü mülevves ve perişan ettikleri halde, cezasını görmeden ve kâinattaki maksud-u hakikîye mazhar olmadan dünyayı bırakıp ademe kaçamayacak, belki Cehennem hapsine girecek." izahı, maksud-u hakiki nedir?

  50. Ta beşer de sair kainattaki kardeşlerine müsavi olabilsin ve sırrı hikmeti ezeliye nev i beşerde dahi takarrur etti denilebilsin, ifadelerini izah eder misiniz?

  51. "Beşer hiçbir cihetle bütün enva'-ı kâinata muhalif olarak ve küçük kardeşleri olan sair taifelere zıd olarak kâinattaki nizama, küllî şerleriyle muhalefet edip nev'-i beşerde şerrin hayra galebe.." küçük kardeşlerden kasıt nedir; sair taifeler kimlerdir?

  52. "Âlem-i İslâm milletleri Arabın metanetinden ders almışlar." Arabın metanetleri nelerdir?

  53. Hutbe-i Şamiye'de Üstad, neden birinci ve ikinci kelimeyi birbirinden ayırıyor; ikisi de aynı hastalığa cevap vermiyor mu?

  54. "Hem o yeistir ki, kuvve-i mâneviyemizi kırmış. Az bir kuvvetle, imandan gelen kuvve-i mâneviye ile şarktan garba kadar istilâ ettiği halde, o kuvve-i mâneviye-i harika meyusiyetle kırıldığı için, zâlim ecnebîler dört yüz seneden beri..." Açıklar mısınız?

  55. "Hususan Arap gibi nev-i beşerde medar-ı iftihar yüksek seciyelerle mümtâz bir kavmin şe’ni olamaz..." Ülkemizde mütedeyyin insanlar bile Arapları pis, hırsız, bizi arkadan vurdu,.. diye sevmiyor? Asr-ı saadetten sonra faziletlerini koruyamadılar mı?

  56. Üstad "Bir şey bütünüyle elde edilmezse, tamâmen de terk edilmez." hadisinin, insanı ümitsizlikten koruyacağını ifade ediyor, bu nasıl oluyor?

  57. "Sıdk, İslâmiyetin üss-ül esasıdır ve ulvî seciyelerinin rabıtasıdır ve hissiyat-ı ulviyesinin mizacıdır." cümlesini açıklar mısınız?

  58. "Ey bu Cami-i Emevîdeki kardeşlerim ve kırk-elli sene sonra alem-i İslam mescid-i kebîrindeki dört yüz milyon ehl-i îman olan ihvanımız! Necat yalnız sıdkla, doğrulukla olur." Buradaki dört yüz milyondan maksat nedir?

  59. "Evet sıdk ve doğruluk İslâmiyetin hayat-ı içtimaiyesinde ukde-i hayatiyesidir. Riyakârlık, fiilî bir nevi yalancılıktır. Dalkavukluk ve tasannu, alçakça bir yalancılıktır." Cümlesini nasıl anlamalıyız?

  60. Yalancılık ise Sani-i Zülcelal´in kudretine iftira etmektir. Bu cümleyi izah eder misiniz?

  61. "Bu sıdk ve kizb, küfür ve iman kadar birbirinden uzak. Asr-ı Saadette sıdk vasıtasıyla Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmın âlâ-yı illiyyîne çıkması ve o sıdk anahtarıyla hakaik-i imaniye ve hakaik-i kâinat hazinesi açılması sırrıyla,.." izah?

  62. "Öyleyse, اِمَّا الصِّدْقُ وَاِمَّا السُّكُوتُ Yani, yol ikidir, üç değildir. Ya doğru, ya yalan, ya sükût değildir." Savaşta düşmana esir düşen asker kendi birliğinin yeri sorulunca susacak mı yoksa doğruyu mu söyleyecek?

  63. "Aynen öyle de, maslahat dahi yalan söylemeye illet olamaz. Çünkü muayyen bir haddi yok; sû-i istimâle müsait bir bataklıktır. Hükm-ü fetvâ ona bina edilmez." cümlesini nasıl anlamalıyız?

  64. "Evet, muhabbetin sebepleri, iman, İslâmiyet, cinsiyet ve insaniyet gibi nuranî, kuvvetli zincirler ve mânevî kal’alardır." cümlesini izah eder misiniz?

  65. "Yahut adâvet hakikatiyle kalbde bulunsa, o vakit muhabbet, mümaşat ve karışmamak, zahiren dost olmak suretine döner. Bu ise tecavüz etmeyen ehl-i dalâlete karşı olabilir." izahı; "ehl-i dalalet" kimlerdir, namaz kılmayanlar mı?

  66. "Husumet ve adavetin vakti bitti..." cümlesi ile "Eğer düşmanlık etmek istersen, kafirler zındıkları çokturlar, onlara adavet et." cümlesi arasında zahiren çelişki var gibi duruyor?

  67. "Bu zamanda, hususan kırk-elli sene sonra seyyie, fenalık işleyenin üstünde kalmaz. Belki milyonlar nüfus-u İslâmiyenin hukuklarına tecavüz olur." Örnek vererek izah eder misiniz?

  68. "Nasıl ki bir aşiretin bir ferdi bir cinayet işlese, o aşiretin bütün efradı, o aşiretin düşmanı olan başka aşiretin nazarında müttehem olur. Güya herbir fert o cinayeti işlemiş gibi, o düşman aşiret onlara düşman olur..." Açıklar mısınız?

  69. Bir adamın kıymeti himmeti nispetindedir. Kimin himmeti milleti ise, o kimse tek başıyla küçük bir millettir.. Biraz açar mısınız?

  70. Üstad'ın; "Kimin himmeti milleti ise o tek başına bir millettir." sözündeki "millet" sözü hangi anlamda kullanılmıştır? Millet derken; İslam milleti, yani dünyadaki bütün İslam ümmetini mi kastetmiştir, yoksa sadece ülkemizdeki milleti mi kastetmiştir?

  71. Asya kıt’asının ve istikbalinin keşşafı ve miftahı şûrâdır.. Cümlesine göre; meşveretin dindeki yeri nedir?

  72. "Haklı şûra ihlas ve tesanüdü netice verdiğinden, üç elif, yüz on bir olduğu gibi, ihlas ve tesanüd-ü hakikî ile üç adam yüz adam kadar millete fayda verebilir." cümlesini izah eder misiniz?

  73. "Hürriyet-i şer’iye, Cenâb-ı Hakk’ın Rahmân, Rahîm tecellîsiyle bir ihsanıdır ve imanın bir hâssasıdır." Hürriyetin "Rahmân, Rahîm" isimlerinin tecellisi olması ne demektir?

  74. "Biz şarklılar, garplılar gibi değiliz. İçimizde kalplere hâkim hiss-i dinîdir. Kader-i ezelî ekser enbiyayı şarkta göndermesi işaret ediyor ki, yalnız hiss-i dinî şarkı uyandırır, terakkiye sevk eder. Asr-ı Saadet ve Tâbiîn bunun bir bürhan..." izah?

  75. "Müslümanlar, indimizde ve yanımızda din ve milliyet bizzat müttehiddir. İtibarî, zahirî, ârızî bir ayrılık var. Belki din, milliyetin hayatı ve ruhudur." Buradaki itibarî ve arazî farkı izah eder misiniz?

  76. Herkül -ü Yunani ve Rüstem-i İrani kimlerdir?

  77. "Dünyadaki müteselsil düşman hadisatlara kadar, beşerin küllî istidadına karşı,.." ifadelerinde geçen "dünyadaki müteselsil düşman hadisat"dan kasıt nedir?

  78. "Dünyadaki müteselsil düşman hadisatlara kadar, beşerin küllî istidadına karşı,.." ifadesinde geçen "beşerin külli istidad"ından kasıt nedir?

  79. "Hem âlem-i şehadette ve cismanî kâinatta bunların vücudu gibi, âlem-i ruhanî ve mâneviyatta kudret-i ezeliyenin daha acip müteselsil nazîreleri var olduğunu, aklı bulunan tasdik eder, gözü bulunan çoğunu görebilir." İzah eder misiniz?

  80. "Kimin kalbinde îmandan ve Dîn-i Haktan gelen nokta-i istinadı olmazsa, bilbedahe temsildeki Rüstem ve Herkül'ün cesaretleri ve kahramanlıkları kırıldığı gibi..." şeklinde devam eden cümleyi açıklar mısınız

  81. "Evet, insanın fiilleri kalbin, hissin temayülâtından çıkar. O temayülât, ruhun ihtisasatından ve ihtiyacatından gelir. Ruh ise, İmân nuru ile harekete gelir." ifadelerini izah eder misiniz?

  82. Üstadımız bir yerde: "İman kafada, kalbte daimi bir yasakçı bıraktığından, fena meyelanlar histen nefisten çıktıkça yasaktır der tard eder kaçırır," diyor. Bu "Günahların işlenmesi iman zayıflığından değildir" hükmü ile bir tezad oluşturmuyor mu?

  83. "... Çünkü biriniz hırsızlığa niyet ettiği vakit, millet, vatan maslahatı ve menfaatı hesabına çarpılmak vehmi gelir. Yahut insanlar eğer bilseler, ona fena nazarla bakarlar." cümlelerini izah eder misiniz?

  84. "Evet, insanın fiilleri kalbin, hissin temayülâtından çıkar. O temayülât, ruhun ihtisasatından ve ihtiyacatından gelir. Ruh ise, iman nuru ile harekete gelir. Hayır ise yapar, şer ise kendini çekmeye çalışır. Daha kör hisler onu yanlış yola sevk..." İzah?

  85. "Nasıl ki az ihmal ile tevâif-i mülûk temelleri atılmakta ve on üç asır evvel ölmüş olan asabiyet-i cahiliyeyi ihyâ ile fitne ikaz olunmaktadır. Ve oldu gördük..." İhmal edilen ve görülen nedir?

  86. "Hiss-i dîn ile olsa, ehass-ı havâs ve en âmi, hiss-i din ile mütesâviyen tarik-i terakkîde münevverü'l-fikir gibidirler." Bu cümleyi devamı ile birlikte açıklar mısınız?

  87. "Ehl-i İttihad-ı İslâm olan buradaki cemiyete, mânen gibi sureten de intisap edenlerin ekserisi avâm, bir kısmı da meçhulü'l-hal olduğundan, fitne ve ihtilâfı imâ ediyor..." Sekizinci Vehmi özetleyerek açıklar mısınız?

  88. "Zira taklid yolunu açar ve 'Neme lâzım, başkası düşünsün.' sözünü de söylettirir." Taklid nasıl neme lazım dedirir?

  89. "Ey şanlı asakir-i muvahhidin ve ey bu millet-i mazlumeyi ve mukaddes İslamiyeti İKİ DEFA BÜYÜK VARTADAN tahlis eden muhteşem kahramanlar!" İki büyük varta nedir ve asker onları nasıl kurtarmıştır?

  90. "Hem de sizin kıyamınız, şeriat-ı garrâ, yed-i beyzâ-i Mûsâ gibi, sair sebeb-i tefrika ve teşettüt-ü efkâr olan cemiyetleri bel' etti." cümlesini izah eder misiniz?

  91. "Sizin iki müthiş istibdadı kansız ve def’aten öldürmeniz hârikulâde olduğundan ve şeriat-ı garrânın iki mu’cize-i garrâsını izhar ettiğinizden, zaifü’l-akide olanlara hamiyet-i İslâmiyenin kuvvetini ve şeriatın kudsiyetini iki burhan ile izhar..." izah?

  92. "Şimdi cemiyetimiz bir hükûmet-i meşruta-i meşruadır. Hükûmet içinde hükûmetin zararı görüldü..." Devamıyla izah eder misiniz?

  93. "Hakikî Hıristiyanlık değil, belki tahrif ve felsefe ile sarsılmış Hıristiyanda “ene” levazımatıyla kuvvetleşir. Enesi kuvvetli, müteşahhıs, rütbeli makam sahibi bir adam Hıristiyan olsa mütesallib olur." İzah eder misiniz?

  94. "Enesi kuvvetli, müteşahhıs, rütbeli makam sahibi bir adam Hristiyan olsa mütesallib olur. Fakat Müslüman olsa lâkayt olur." cümlesini izah eder misiniz?

  95. "Eğer icaddaki vasıta hakikî olsaydı ve hakikî tesir verilseydi, hem bir şuur-u küllî verilmek lâzımdı; hem de bizzarure eserde ittikan-ı kemâl-i san’at muhtelif olacaktı." cümlesini açar mısınız?

  96. "Demek Müessir-i Hakikîden bazı karîb, bazı baîd, kısmen vasıtasız, kısmen vasıta ile, kısmen vesait ile değildir. İnsanın ihtiyarî eserindeki adem-i kemâl, cebri nefy, ihtiyarı ispat eder." cümlesini izah eder misiniz?

  97. "Hırs ile acûliyet, sebeb-i haybettir. Zira müretteb basamaklar gibi fıtrattaki tertibe, teselsüle tatbik-i hareket etmediğinden harîs muvaffak olamaz. Olsa da tertib-i ca'lîsi bir basamak kadar seyr-i fıtrîden kısa olduğundan..." izah?

  98. "Allah darılır, maksudunun aksiyle mücazat eder." cümlesini izah eder misiniz?

  99. "Allah kalbin bâtınını iman ve mârifet ve muhabbeti için yaratmıştır." cümlesini izah eder misiniz; kalp duadan mı yaratılmış?

  100. "En müthiş maraz ve musibetimiz, cerbeze ve gurura istinad eden tenkittir. Tenkidi eğer insaf işletirse, hakikati rendeçler. Eğer gurur istihdam etse, tahrip eder, parçalar." izahı, rendeçlemek ne demek?

Yükleniyor...