"Şimdiki cereyanların tarafgirane çarpışmaları hengâmında bu sırr-ı ihlası muhafaza etmek, dinini dünyaya alet etmemek müşkülleşmiş. En iyi çare, cereyanların kuvveti yerine, inayet ve tevfik-i İlahiyeye dayanmaktır." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hakaik-i imaniye ve hizmet-i nuriye-i kudsiye, kâinatta hiçbir şeye alet olamaz. Rıza-i İlahiden başka bir gayesi olamaz. Halbuki şimdiki cereyanların tarafgirane çarpışmaları hengâmında bu sırr-ı ihlası muhafaza etmek, dinini dünyaya alet etmemek müşkülleşmiş. En iyi çare, cereyanların kuvveti yerine, inayet ve tevfik-i İlahiyeye dayanmaktır."

İman hakikatlerine yönelik hizmet, öyle yüce, kudsi ve değerli ki kâinatta hiç bir şeye alet ve aracı edilemez. İman hakikatlerini meslek edinmiş birisinin yegâne gaye ve amacı Allah’ın rızasını kazanmaktır.

Oysa bu zaman insanlarının düşüncesindeki esas mesele, dünya ve onun fâni menfaatleridir. Tek derdi iman ve Allah rızası olan birisinin, bu dünyevi hedefler ve beklentiler içinde ihlasını koruması ve temiz kalabilmesi âdeta imkânsızdır.

Yani imana hizmet eden birisinin, dünyaya teşvik eden bu akımlar içinde dinini dünyaya alet etmemesi imkânsız hale gelmiş. Bu durumda yapılacak tek şe,y cereyanların kuvveti yerine, inayet ve tevfik-i İlahiyeye dayanmaktır. Yani "Dünyevi akımlardan kuvvet alıp imana hizmet edebilir miyim?" demek yerine, Allah’ın tevfik ve yardımına dayanmak ve ondan medet beklemek en güzelidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...