Block title
Block content

İkinci Mesele-i Mühimme

İçerikler

  1. "İşte şu meşrep sahibi, eğer maddiyattan ve vesaitten tecerrüd etmiş ve esbab perdesini yırtmış bir ruh ise, istiğrakkârâne bir şuhuda mazhar ise, vahdetü’l-vücuddan değil, belki vahdetü’ş-şuhuddan neş’et eden..." Açıklar mısınız?

  2. "Vahdet-i vücut" ile "vahdet-i şuhut" mesleği arasındaki fark nedir?

  3. "Vahdet-ül Vücud meselesinde: Yoksa, esbab içinde dalmış ise, maddiyata mütevağğıl ise, vahdetü’l-vücud demesi, kâinat hesabına Allah’ı inkâr etmeye kadar çıkar." İzah eder misiniz?

  4. On Sekizinci Mektub'un İkinci Mesele-i Mühimmesi hakkında bilgi verir misiniz?

  5. Üstad Risalelerde "vahdet-i vücud" meselesini de nazara veriyor ve mühim bir mevzu olarak izah ediyor. Fakat günümüzde, ehl-i tasavvufta bu meşrebi sarihan tatbik edenleri göremiyoruz. Üstad Hazretleri bu meselenin üzerinde neden önemle durmuş olabilir?

  6. Vahdet-i vücud ve vahdet-i şuhudu araştırdım. Peki, o zaman, vahdet-i vücud ve vahdet-i şuhudun dışındaki doğru olan inanış nedir? Risale-i Nur´da bu konuyla ilgili ne tür bilgiler var?

  7. "Çünkü hadisat ayn-ı kadim olamaz" ve "Belki ayineleri, daireleri hakiki olmazsa, hayali ademi dahi olsa, onlara zarar etmez, belki vücud-u hakikinin ayinesinde vücud-u rengi olmazsa daha ziyade safi ve parlak olur." ifadeleri ne demek istiyor?

  8. "Eşyanın hakikati sabittir." ifadesini açıklar mısınız?

  9. "Hakiki isimler ise hakiki daireleri istiyor ve iktiza ediyorlar." cümlesini izah eder misiniz?

  10. "Şimdi, biri çıksa, dese ki, 'O padişah yalnız hâkim-i âdildir; devâir-i adliyeden başka daire yok.' O vakit, bilmecburiye, adliye memurları içinde, hakikî değil, itibarî bir surette, meşihat dairesindeki ulemanın evsâfını ve ahvâlini,.." Devamıyla izah?

  11. Maddeyi, sadece enerjinin belirli bir biçimi olduğunu söyleyenler var. Hakikatte maddenin bir vucüdu var mıdır? İslam alimleri ve Bediüzzaman'ın bu konuda görüşü nedir?

  12. "Belki âyineleri, daireleri hakikî olmazsa, hayalî, ademî dahi olsa, onlara zarar etmez. Belki vücud-u hakikînin âyinesinde vücut rengi olmazsa, daha ziyade sâfi ve parlak olur." Bu cümleleri açıklar mısınız?

  13. "Belki vücud-u hakikînin âyinesinde vücud rengi olmazsa, daha ziyade safî ve parlak olur. Fakat Rahman, Rezzak, Kahhar, Cebbar, Hallak gibi isimleri ise, tecellileri hakikî olmuyor, itibarî oluyor. Halbuki o esmâlar, Mevcud ismi gibi hakikattır,.." izah?

  14. "Cenâb-ı Hakkın Vâcibü'l-Vücud ve Mevcud ve Vâhid ve Ehad isimlerinin hakikî cilveleri ve daireleri var." İzah eder misiniz, "cilve ve dairelere" örnek verir misiniz?

  15. "Panteizim" ve "vahdet-i vücud" görüşü arasında ne tür farklar vardır?

  16. "Varlıkların sabit birer hakikati vardır." ifadesini nasıl anlamalıyız, bu söz bir ayete veya hadise dayanıyor mu?

  17. Hz Muhyiddin Hazretleri Allah'ın bazı esmasını tanımada yetersiz kalmış. "Fakat, Rahmân, Rezzâk, Kahhâr, Cebbâr, Hallâk gibi isimleri ise, tecellîleri hakikî olmuyor..." Bu ifadelere göre biz, bazı isimlerle Allah'ı İbni Arabi'den daha mı çok tanıyoruz?

  18. “Cenâb-ı Hakk’ın bütün esmasıyla hakikî bir surette tecelliyatı var. Bütün eşyanın, O'nun icadıyla bir vücud-u ârızîsi vardır. Ve o vücud çendan Vâcib-ül Vücud’un vücuduna nisbeten gayet zaîf ve kararsız bir zıll, bir gölge,.." İzah?

  19. "Esma-i ilahiyenin her biri ayrı ayrı birer ayine ister." cümlesini açıklar mısınız?

  20. "Şöyle düşünün; siz kafanızda bir kainat ortaya çıkardınız. O kafanızda yarattığınız dünya ve üzerindeki insanlar, kendi başlarına müstakil bir varlığa sahip midirler? Hayır!.." Böyle düşünmek vahdetü'l-vücuda götürmüyor mu?

  21. Tarikata bağlı insanlar, cemaata bağlı insanlardan daha farklı hallere giriyor, kalb gözleri daha çok açık olduğu söyleniyor, bu doğru mudur?

Yükleniyor...