Block title
Block content

Birinci Mebhas, İkinci Nokta

İçerikler

  1. "Gördüğüm mezar-ı ekber, baştan başa güzel, yeşil bahçelerle nuranî insanların taht-ı riyasetinde ibadet ve hizmet ve sohbet ve zikir meclisleri olduğunu fark ettim." izah eder misiniz, bu meclisler dünyada mı, berzah aleminde mi?

  2. ''Bir vakıa-i hayâliyede gördüm ki: İki yüksek dağ var birbirine mukabil. Üstünde dehşetli bir köprü kurulmuş. Köprünün altında pek derin bir dere. Ben o köprünün üstünde bulunuyorum...'' Devamıyla izah eder misiniz?

  3. İman, insanın mazi ve istikbalini nasıl aydınlatıyor?

  4. Nur-u îmanla kâinatın ışıklanmasını ve mâzi ve müstakbel zulümatının dağılmasını izah eder misiniz?

  5. Risalelerde geçen geçmiş zamanın sağ cihet ile, gelecek zamanın da sol cihet ile ifade edilmesinin hikmeti nedir?

  6. Yirmi Üçüncü Söz, Birinci Mebhas, İkinci Nokta'da geçen âyet-i kerîmenin konuyla münasebetini açıklar mısınız?

  7. Yirmi Üçüncü Söz, Birinci Mebhas: "Bir vakıa-i hayaliyede gördüm ki: İki yüksek dağ var, birbirine mukabil. Üstünde dehşetli bir köprü kurulmuş. Köprünün altında pek derin bir dere..." Bu örneği açıklar mısınız?

  8. “İmân, nasıl ki bir nurdur, insanı ışıklandırıyor, üstünde yazılan bütün mektubât-ı Samedâniye’yi okutturuyor...” ifadesinde, insanın “mektûbat-ı Samedaniye” olmasının öncelikle nazara verilmesinin hikmeti nedir?

  9. "Eğer hidâyet-i İlâhiye yetişse, îmân kalbine girse, nefsin fir’avuniyeti kırılsa, Kitabullah’ı dinlese,.." ifadesini manevî terakkinin basamakları olarak anlayabilir miyiz?

  10. "İşte enaniyetine îtimad eden, zulümat-ı gaflete düşen, dalâlet karanlığına mübtelâ olan adam; o vâkıada evvelki halime benzer ki: O cep feneri hükmünde nâkıs ve dalalet-âlûd mâlûmât ile zaman-ı mâziyi...'' açar mısınız?

  11. "O vakit, zaman-ı mâzi bir mezar-ı ekber değil, belki her bir asrı bir nebînin veya evliyânın taht-ı riyâsetinde, vazife-i ubûdiyeti ifa eden ervâh-ı sâfiye cemaatlerinin vazife-i hayatlarını bitirmekle, Allahü ekber diyerek..." devamıyla izahı?

  12. "Vazife-i hayatlarını bitirmekle Allahu ekber diyerek makamât-ı âliyeye uçmalarını,.." izah eder misiniz, neden elhamdülillah değil de Allahü ekber?..

  13. Enaniyete itimat edenin düştüğü zulmet ve karanlıkları, "İnkâr edenlerin dostu ise tâğutlarıdır; onları iman nurundan mahrum bırakıp inkâr karanlıklarına sürüklerler." âyet-i kerîmesinin ışığında izah edebilir misiniz?

  14. Hidayeti veren Zat, hidayet nimetini kulunun üzerinde devam ettirmez mi; hidayetin de gaflette olduğu gibi mertebeleri var mıdır, açıklar mısınız?

  15. Kâinatın gündüz rengini alıp İlâhî nurla dolmasını ve اَللهُ نوُرُ السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ âyetini okumasını nasıl anlarız? Ayrıca bu âyet hakkında biraz açıklama yapar mısınız?

  16. Nur-u îman üzerine hamdetmeyi açıklar mısınız?

  17. O canavarlar zannolunan şeyler ise, âlemin hâdisâtı ve acip mahlûkatıdır. Burada geçen, "acip mahlûkatı" ifadesini nasıl anlamalıyız?

  18. Cennetin bağlarındaki saâdet saraylarında kurulmuş Rahmâni ziyafetleri fark etmek nasıl olur?

  19. Nuru iman ile insanın üstündeki bütün manidar nakışların ortaya çıkması, nasıl oluyor ve bu nakışlar nelerdir, nasıl okunur?

  20. “Fırtına ve zelzele, tâun gibi hadiseleri birer musahhar memur bilir... Hattâ mevti hayat-ı ebediyyenin mukaddimesi ve kabri saâdet-i ebediyyenin kapısı görüyor.” ifadelerini açıklar mısınız?

  21. “Sol tarafına bakar ki, dağlar-misâl bâzı inkılâbât-ı berzahiye ve uhreviye arkalarında, Cennetin bağlarındaki saâdet saraylarında kurulmuş bir ziyâfet-i Rahmâniyeyi o nur-u îmân ile uzaktan uzağa fark eder.” inkılâbât-ı berzahiye ve uhreviyenin izahı?

Yükleniyor...