"Şu havâlide en az ümid ettiğim ve o da geç uyandığı halde en ileri gittiği bir işarettir ki, o da bir Hulûsi-i Sânîdir, müntehaptır." Her Nur talebesi irade-i İlahiye ile seçilmiyor mu?
Değerli Kardeşimiz;
"Her Nur talebesi ilahî irade ile seçiliyor" demek mahzurludur ve yanlış anlaşılmaya müsait bir tabirdir.
Birinci mahzur, sanki insan iradesinin hiçbir ehemmiyeti ve tesiri yokmuş gibi anlaşılabilir. Halbuki Allah insanlara bir tercih hakkı vermiş ve muamelesini de bu tercihe göre yapıyor.
İkinci mahzur, "Nur talebeleri Allah tarafından seçilmiş mümtaz insanlar..." cümlesi, Nur mesleğine aşina olmayanlar, hizmetin ehemmiyetini bilmeyenler tarafından ciddi bir tenkid konusu olur ve oluyor. Bu da Risale-i Nur'un asıl maksadı olan iman hizmetini gölgeliyor.
Üstadımızın; "Hulusi ve Hüsrev gibi şahsiyetler bu zor zamanda ve bu zor hizmetimizde Allah’ın bir ihsanı bir ikramı olarak bize yönlendirilmiş" ifadesi, makul ve anlaşılır bir ifade olabilir, ama bütün Nur talebeleri seçilmiş ve hususîdir demek, biraz iddialı bir ifade olur.
Risale-i Nur mesleği tahkik mesleği olmasından dolayı, böyle medar-ı tenkit olabilecek iddia ve ifadelerden uzak durmak lazımdır.
Hem bu gibi mahrem kanaatler bir iddia ve bir fikir gibi ulu orta meydana atılmaz ve atılmamalıdır. Üstadımızın o dönemin ağır şartları altındaki hususi iltifatını bu zamanda umumileştirmek doğru değildir, diye düşünüyoruz.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü