"Taaddüd-ü zevcat, tabiata, akla, hikmete muvafakatıyla beraber, Şeriat bir taneden dörde çıkarmamış, belki sekizden, dokuzdan dörde indirmiştir... Bazı noktada şer olsa da ehven-üş şerdir. Ehven-üş şer ise, bir adalet-i izafiyedir." Örnekle izah?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Adalet-i izafi, burada iki zararlı durumdan daha az ve daha hafif olanı tercih edip seçmek anlamına geliyor.

Cahiliye toplumunda kadının bir mal gibi görülmesi, hatta bir zevk aracı gibi telakki edilip sınırsızca nikahlanılabilmesi, çok çirkin çok ayıp çok ahlaksızca bir gelenektir ve bu gelenek hem insan hem de toplum için ağır bir şerdir.

İslam bu hayasız geleneği kaldırıp yerine daha makul daha fıtri daha insani bir yapıyı getirmeyi amaçlıyor, lakin sosyal yapılar bir emirle düzelmiyor. Sosyal yapıların değişmesi ve dönüşmesi bir uyum süreci, belli bir zaman dilimi gerektiriyor.

İslam’ın nihai hedefi tek eşliliktir ve buna güçlü bir vurgu yapıyor, ama bazı özel ve istisnai durumları da göz önüne alıp çok evliliğe izin ve ruhsat veriyor. Çok evliliği de dörtle sınırlıyor. Yani İslam dört evliliği emretmiyor, aksine özel şartlarla sınırlayıp hususi kılıyor. Özellikle insanların fıtratı zulme yakın olduğu ve adaleti temin noktasında zayıf olduğu için, din ruhsat verse de birde kalmayı şiddetle tavsiye ediyor.

Bu konudaki ayet-i kerime şöyle emrediyor:

"Yetim kızlar hakkında adâleti sağlamaktan korkarsanız, uygun gördüğünüz diğer kadınlardan iki, üç ve dörder olmak üzere nikah ediniz. Bunlar arasında adaleti sağlayamayacak olursanız, o zaman bir kadın veyahut sahip olduğunuz bir cariye ile iktifa ediniz. Bu şekilde adaletten sapmamağa daha yakın olursunuz." (Nisa, 4/3)

Peygamber Efendimiz (asm) de şöyle buyurmuşlardır:

"Bir erkeğin nikahında iki kadın bulunur da aralarında adalet gözetmezse, kıyâmet gününde bir tarafı felçli olarak diriltilir." (İbn-i Mâce, Nikah, 47)

Neslin kesilmesi, fuhşun yaygınlaşması gibi büyük şerlerin yanında dörtle sınırlandırılmış çok evlilik daha ehven daha makul bir izin, bir ruhsat oluyor. Savaşlarda telef olan erkekler yüzünden neslin yok olma riski ile karşı karşıya kalması, çok evlilikten daha büyük bir şer daha önemli bir zarardır.

Mesela, Milli Mücadeleden sonra Türkiye'de erkek nüfusunun azalması, dul kadınların çoğalıp evlenecek erkek bulunamaması, çok evliliğin bazen ne kadar gerekli ve lüzumlu olduğunu ortaya koyuyor. Bu incelikleri göz önüne almadan çok evliliği mutlak bir zarar ve şer olarak algılamak doğru olmaz.

Kölelik, cariyelik gibi konular da ehvenişerre örnek olarak verilebilirler...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...