Umumi derslerde cemaate; Yirmi Dokuzuncu Lem'a yani Tefekkürname'nin tercümesi ders olarak okunur mu?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Gayet manidar bir kitap muallimsiz olsa yani anlaşılmazsa, manasız kâğıttan ibaret kalır.

Risale-i Nur; muhtevasında hakaik-i imaniye ve esasat-ı İslamiye olmakla beraber, birçok hakikatleri izah ve ispat eden ve bu asrın idrakine lütfedilmiş, Kur’an’ın bir açılımıdır.

İtikadı bozulmuş ve imanı sarsılmış bu asrın insanlarına bir hidayet ve bir nurdur. Mahiyeti itibariyle bu hakikatleri derununda ihtiva eden Risale-i Nur Külliyatı anlaşılmak için yazılmıştır.

Zaten Muazzez Üstadımızın, Osmanlıca olarak telif ettiği külliyatı daha sonraları latinceye çevirmesi ve bu hizmetten dolayı âdeta bayram etmesi bize güzel misaller hükmündedir. Ayrıca Arapça olan kısmını ise, tercüme ettirerek bu asrın insanlarının anlayışına sunmasının içerisinde esas maksat ve gaye külliyatın anlaşılması ve idrak edilmesidir.

Bu mesele asıl amaç ve gaye olmakla beraber; insanların aklından başka diğer duygu ve latifelerine hitap eden ve onları tatmin eden yönleri de vardır. Ama bu yönler ve vecihler; ikinci, üçüncü ve dördüncü gayeler olabilir. Bu hususta Risale-i Nur Külliyatının hem akla, hem kalbe, hem gönüle, hem vicdana, hem hissiyata, dua ve ilticaya, tefekküre ve ruhun sayamayacağımız kadar latifelerine bakan ve onları tatmin eden versiyonları ve hitap mertebeleri vardır.

Bu vesileyle Risale-i Nur’un muhatabı bütün insanlardır. İnansın inanmasın her kim olursa olsun Risale-i Nurlarla muhatap olduğunda; bütün hissiyat ve latifelerini, bütün duygularını ve melekelerini tatmin edecek bir şekilde manalara, nurlara ve feyizlere muhatap olabilir.

Burada bir manayı veya bir latifeyi öne çıkararak onun davasını gütmek, diğer latife ve ihtiyaç alanlarını ise ihmal etmek yanlıştır.

Bu sebeple Risale-i Nur Külliyatı; hem iman davası, hem dava içerisinde burhanlar silsilesi, hem dua kitabı, hem tefekkürname, hem zikir kitabı, hem fikir kitabı ve hem de insanın manevi zevklerini tatmin edecek harika bir eserdir.

Soruya ise muhatabın kültürünü, anlayışını, faziletini, alışkanlıklarını ve meşrep ve meslek farklılığını nazara alarak cevap vermek lazımdır.

Mesela, külliyatı sadece dua ve iltica makamında okuyup istifade etmek isteyen bir insana; mana ve muhtevasındaki derinlikleri nazara vermek fuzuli olur hem de o insanı yorar.

Risale-i Nur eserlerini ilm-i kelam cihetiyle nazara alıp tetkik ve incelemek isteyen ve bu anlamda istifade etmek isteyen ruhlara ve insanlara; zevk ve hissiyatla alakalı, dua ve iltica makamında olan veçhesini ısrarla gündemde tutmak yanlış ve hatalı olur.

Aynen öyle de söz konusu olan Yirmi Dokuzuncu Lem’a tefekkürname olarak telif edildiğinden, bir nevi fikren ve tefekkür anlamında; dua, iltica ve yalvarma makamında ve üslubunda nazara verildiğinden, bu yönüyle biraz daha meşgul olmak daha maslahatlı olabilir. Zira bu tefekkürnamede anlam ve mana veçhesi bir derece ötelenmiş, ubudiyet esası olan dua ve iltica üslubu öne çıkarılmıştır. Tercümesinin yapılmamasının bir sebebi de bu olsa gerek. Ayrıca tefekkürnamede anlam ve mana boyutu başka yerlerde fazlaca nazara verildiğinden, aklı ilgilendiren manevi sofra oralara bırakılmıştır.

Namazda ubudiyet esas olması hasebiyle, okunan surelerin tefsir ve anlamına girmek namazın iltica ve ubudiyet sırrını bir derece gölgelediğinden müsaade edilmediği gibi...

Ancak namazın dışında, tüm okunan sureler ve dualar, mütalaa, anlam ve mana boyutlarıyla teferruatına kadar nüfuz edilip öğrenilebilir. Bunda bir mahsur yoktur.

Yirmi Dokuzuncu Lem’adaki tefekkürnameyi de bu anlamda değerlendirmeliyiz.

Ubudiyet ve dua makamında okunacaksa, telif edildiği gibi okunmasında fazilet daha fazladır. Ancak o tefekkürnameyi; mütalaa etmek topluma ve cemaate ne anlam taşıdığını tercümesiyle beraber anlatmak ve nazara vermek; imana kuvvet verip marifeti artıracağından dolayı hiçbir mahsuru yoktur, belki de fevkalade istifadeye medar olabilir.

Sonuç itibariyle, telif edilen Nur Külliyatı'nın muhtevasını; hangi makamda hangi amaçla kimlere nasıl ve ne şekilde okuyacağımızı tespit edip ona göre arz etmemiz önemlidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...