Üstad'ın, Ehl-i sünnet âlimlerinden alıntılar yapmasının hikmeti ne olabilir?

Soru Detayı

- Onlara ihtiyaç duymadan kendi ifadeleri ile de izah edebilirdi...

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Risale-i Nurlar dava değil dava içinde bir burhandır."

Asıl dava Ehl-i sünnetin çizmiş olduğu istikametli yoldur. Risale-i Nurlar sadece bu yolu bu zamanın ihtiyaçlarına uygun bir delil ve burhan ile teyit ve takviye ediyor. Diğer alim ve evliyalar da kendi zaman ve dönemlerinde bu yola hizmet eden ve bu yol için mücadele eden meslek ve meşreplerdir. Onların keşfetmiş olduğu delil ve hakikatleri görmezden gelmek taassup ve cehalet olur.

Ehl-i sünnetin çizmiş olduğu hak yola hizmet etmek, büyük ve ağır bir taşın kaldırılması gibidir; altına ne kadar el girerse o kadar iyi ve güzel olur. "Bu taşın altında sadece Risale-i Nur var ve o kalmalı" demek, doğru bir yaklaşım olmaz hem de davaya karşı zımni bir hürmetsizlik olur. Çünkü bizim asıl gayemiz iman ve İslam davasıdır, Risale-i Nur'un diğer meslek ve meşreplere üstün gelme davası değildir.

Üstelik "Bir maksat için hareket edenler birbirinin aynı hükmündedirler", mülahazasınca, iman ve İslam için hareket edenler de birbirinin aynı hükmündedirler. Bu açıdan bakıldığında Hazret-i Mevlana’nın bir sözü Risale-i Nur'un bir cümlesi gibidir. Burada dikkat edilecek tek husus, nakledilen sözün bu asrın ilcaatına, yani usul ve ihtiyaçlarına uyup uymadığıdır.

Nasıl geçmiş peygamberlerin dava ve mucizeleri Peygamber Efendimiz (asm)'in davasına mazide bir delil teşkil ediyor, kök ve esas oluyor ise, aynı şekilde mazideki bütün hak meslek ve meşrepler de Risale-i Nur'un kökü ve esası hükmündedirler. Dolayısı ile Risale-i Nur'un gerek duyduğunda kökünden misaller ve parlak deliller nakletmesi gayet yerinde ve güzel bir davranıştır. Bu onun faziletine bir leke getirmez.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 2.398
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...