"Ve vüs'at-i rahmet ve kerem-i İlâhînin muktezasıdır." ifadesinden maksat nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın, rahmet ve kereminin tecellisi ve her şeyi ihata etmesi, bütün kâinatta zahir olarak görünüyor. Böyle bir rahmet ve kerem sahibi olan Allah, sevap noktasından da kullarına karşı pek cömert ve ikramkârdır, deniliyor. Bu yüzden, Allah’ın rahmet ve keremi, iştirak-i amelden hâsıl olan umum sevabı, her bir iştirakçiye aynısı ile verir. O umum sevabın bölünerek ve parçalanarak dağıtılmasına, rahmet ve keremi müsaade etmez, denmek istiyor.

"Allah’ın her şeyi kuşatan rahmet ve kereminden de bu beklenir" manasındadır.

Aynı şekilde okuduğumuz bir Fatiha’nın veya Yasin-i Şerifin ya da hatm-i şerifin sevabını bir kişiye bağışlamamızla bin kişiye bağışlamamız arasında hiç bir fark yoktur. Onlardan hâsıl olan sevap, bölünmeden bağışladığımız her kişinin ruhuna ulaşır. Zira ışık ve sevap gibi nurani ve latif şeylerde bölünme yoktur.

"Fâtır-ı Hakim nasıl ki, unsur-u havayı; kelimelerin, berk gibi intişarlarına ve tekessürlerine bir mezraa ve bir vasıta yapmış ve radyo vasıtasıyla bir minarede okunan ezan-ı Muhammedi (asm.) umum yerlerde ve umum insanlara aynı anda yetiştirmek gibi; öyle de okunan bir Fatiha dahi, meselâ, umum ehl-i imanın emvâtına aynı anda yetiştirmek için hadsiz kudret ve nihayetsiz hikmetiyle manevî âlemde, mânevî havada çok manevî elektrikleri, manevî radyoları sermiş, serpmiş; fıtri telsiz telefonlarda istihdam ediyor, çalıştırıyor.

"Hem nasıl ki, bir lamba yansa, mukabilindeki binler aynaya, her birine tam bir lâmba olur. Aynen öyle de Yâsin-i Şerif okunsa, milyonlar ruhlara hediye edilse, her birine tam bir Yâsin-i Şerif düşer." (Şualar, Birinci Şua)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...