32. Söz - On Dördüncü Bölüm

"Malûmdur ki, fenn-i belâğatte, bir lâfzın, bir kelâmın mânâ-yı hakikîsi başka bir maksud mânâya sırf bir âlet-i mülâhaza olsa, ona “lâfz-ı kinâî” denilir." Cevabın tamamını özetler misiniz?

"Koca kâinat dahi şu ağaç gibi o kanun-u hakikatin ve o sırr-ı ehadiyetin bir mazharıdır, bir meydan-ı cevelânıdır." izah eder misiniz?

"Kur’ân baştan başa tevhidi ispat ettiği ve gösterdiği için, bir delil-i kat’îdir ki, Kur’ân-ı Hakîmin o nevi kelimeleri sizin fehmettiğiniz gibi değildir..." Birinci işareti özetler misiniz?

"Ahsen'ü-l Hâlıkin" , "Yaradanların en hayırlısı" , "Yaratanların en güzeli" gibi ayetlerden başka ilahların olduğunu düşünmek elbette mümkün değildir. O halde, Kur'an'da böyle bir üslubun kullanılması neyi ifade etmektedir?

"Cenâb-ı Hakkın vakideki sıfât ve ef’âli, sair o sıfât ve ef’âlin nümunelerine mâlik olanlarla muvazene ve tafdil değildir..." Üçüncü işareti özetler misiniz?

"Muvazene ve tafdil, vaki mevcutlar içinde olduğu gibi, imkânî, hattâ farazî eşyalar içinde dahi olabilir. Nasıl ki, ekser mahiyetlerde müteaddit merâtip bulunur..." Dördüncü işareti özetler misiniz?

"Şu muvazene ve mufadale, Cenâb-ı Hakkın mâsivâya mukabil değil. Belki iki nevi tecelliyat-ı sıfâtı var..." Vasıtalı ve vasıtasız yaratılış hakkında bilgi vererek beşinci işareti özetler misiniz?

Açıklayan: Prof. Dr. Alaaddin Başar
Program Adı: Sorularla Sözler

İndirme Linkleri
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...