"Zat-ı alinizi o sözde çok hiddetli buldum. Gayet ateşin bir kalem, bütün elemlerinizi dökmüştü." buradaki söz hangisidir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Aziz ve muhterem Üstadım Efendim;

"Son neşrettiğiniz Söz, fakirde çok derin tesir ve intibalar bıraktı. Onun sâikının ne olduğunu anlayamadım. Zat-ı alinizi o sözde çok hiddetli buldum. Gayet ateşin bir kalem, bütün elemlerinizi dökmüştü. İhtivâ ettiği hakaike mest ve hayran olduğum halde, saatlerce okudum."(1)

Bu risalenin hangisi olduğu hususunda herhangi bir açıklayıcı bilgiye ulaşamadığımızdan, yayın heyeti olarak yaptığımız müzakerede şöyle bir sonuca vardık:

Eskiden bütün eserlere "Söz" denirdi ve Mektubat da "Otuz Üçüncü Söz" olarak geçer. Bu nedenle "Sözler" eserinde buradaki ifadeyi karşılayacak kadar hiddet dolu herhangi bir eser görünmüyor. Lakin Yirmi Dokuzuncu Mektup'un, Altıncı Kısmın Zeyli olan risale bu tarz bir ifadeyi karşılayacak bir özelliğe sahip olduğunu görüyoruz. Tamamını okuyucuya bırakarak burada iki üç paragraf vermek istiyoruz:

"Altıncı Risale olan Altıncı Kısmın Zeyli"

Es’ile-i Sitte

"İstikbalde gelecek nefret ve tahkirden sakınmak için, şu mahrem zeyil yazılmıştır. Yani, 'Tuh o asrın gayretsiz adamlarına!' denildiği zaman yüzümüze tükürükleri gelmemek için veyahut silmek için yazılmıştır. Avrupa’nın insaniyetperver maskesi altında vahşî reislerinin sağır kulakları çınlasın! Ve bu vicdansız gaddarları bize musallat eden o insafsız zalimlerin görmeyen gözlerine sokulsun! Ve bu asırda, yüz bin cihette 'Yaşasın Cehennem' dedirten mimsiz medeniyetperestlerin başlarına vurulmak için yazılmış bir arzıhaldir...."

"Bu yakınlarda ehl-i ilhâdın perde altında tecavüzleri gayet çirkin bir suret aldığından, çok biçare ehl-i imana ettikleri zalimâne ve dinsizcesine tecavüz nevinden, bana, hususî ve gayr-ı resmî, kendim tamir ettiğim bir mâbedimde hususî bir iki kardeşimle hususî ibadetimde, gizli ezan ve kametimize müdahale edildi. 'Niçin Arapça kamet ediyorsunuz ve gizli ezan okuyorsunuz?' denildi. Sükûtta sabrım tükendi. Kabil-i hitap olmayan öyle vicdansız alçaklara değil, belki milletin mukadderâtıyla keyfî istibdatla oynayan firavunmeşrep komitenin başlarına derim ki: Ey ehl-i bid’a ve ilhâd! Altı sualime cevap isterim..."

"Beni öldürdükten sonra yaşayamayacaksınız. Kahhar bir el ile cennetiniz ve mahbubunuz olan dünyadan tard edilip ebedî zulümata çabuk atılacaksınız. Arkamdan, pek çabuk sizin nemrutlaşmış reisleriniz gebertilecek, yanıma gönderilecek. Ben de huzur-u İlâhîde yakalarını tutacağım. Adalet-i İlâhiye onları esfel-i sâfilîne atmakla intikamımı alacağım..."

"Ey din ve âhiretini dünyaya satan bedbahtlar! Yaşamanızı isterseniz bana ilişmeyiniz. İlişseniz, intikamım muzaaf bir surette sizden alınacağını biliniz, titreyiniz! Ben rahmet-i İlâhîden ümit ederim ki, mevtim, hayatımdan ziyade dine hizmet edecek ve ölümüm başınızda bomba gibi patlayıp başınızı dağıtacak! Cesaretiniz varsa ilişiniz! Yapacağınız varsa göreceğiniz de var..."

Dipnotlar:

1) bk. Barla Lahikası, 94. Mektup.

2) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Altıncı Kısmın Zeyli.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...