"Zaten sebeb-i tehcir olan hadiseyi çıkaranlar, şimdi memleketlerindedirler." Burada zikredilen hadise nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şeyh Said, 1 Şubat 1925 tarihinde olan “Şeyh Said İsyanı veya Hadisesi” diye bilinen olayın başında yer aldı. Beş bin kişilik bir güçle ayaklanma başlattı. Bu ayaklanma Hani, Muş, Elazığ, Varto ve Erzurum’a yayıldı.

2 Mart 1925’de harekete geçen devlet güçleri ayaklanmayı bastırdı. Hemen ardından "Takrir-i Sükûn Kanunu" çıkarıldı ve "İstiklal Mahkemeleri" kuruldu. Kurulan bu İstiklal Mahkemelerinden, Şark İstiklal Mahkemesi’nde muhakeme edilen Şeyh Said ve beraberindeki kırk yedi kişi idama mahkûm edildi… (29 Haziran 1925)

1925 Şeyh Said isyanından sonra, devrin hükümeti isyanı bahane ederek, başta doğu menşeli olanlar olmak üzere bütün âlimleri ve şeyhleri ya hapse atmış ya da sürgün etmiştir. Hadise yatıştıktan sonra tehcir edilen şeyh ve âlimlerin büyük bir kısmı serbest bırakılmış, memleketlerine geri dönmüştür. Ancak mesele ile uzaktan ve yakından hiçbir alakası olmadığı hatta Şeyh Said’e mektup yazarak isyan etmemesini istediği, birçok aşiret reisini de isyandan vazgeçirdiği hâlde, Üstad Hazretleri büyük bir haksızlık, kanunsuzluk ve zulüm eseri olarak sürgün edilmiş ve sürekli tarassud altında tutulmuştur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

lizazım

Allah razı olsun. Bu hadiseden geçen kişileri merak ediyorum özellikle müftüve iki zat ırkçı her denileni kişiler kim

Değerli Kardeşimiz; Site meşveret ekibimizin aldığı karar gereği, risalelerde ismi verilmeyen şahıs ve yer isimlerini bizler de veremiyoruz. Bunun bize herhangi bir faydası olmadığı kanaatindeyiz. Hem isim verilmesi gerekseydi Üstadımız kendisi de verebilirdi. Demek ki isimlerinin verilmesinden yana değildi. Konu ile ilgili ayrıntıya da girmediğinden net bir şey diyemiyoruz. Kaldı ki tahminimizde yanılabiliriz. Anlayışla karşılayacağınızı umuyor, hayırlı günler diliyoruz.. Selam ve dua ile...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...