"Acaba geçici, âdi, bekàsız, ehemmiyetsiz şeylerde böyle muhafaza edilirse; âlem-i gaybda, âlem-i âhirette, âlem-i ervahta, rububiyet-i âmmede mühim semere veren beşerin amelleri, hıfz içinde gözetilmek suretiyle, ehemmiyetle zapt edilmemesi..." İzahı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanların amellerinin, gaybî ve manevî âlemlerde meyve ve netice vermesi farklı farklıdır. Meselâ, burada kılınan namaz kabirde ışık, mahşerde berat senedi, sırat köprüsünde şimşek hızında bir binek, cennette ise tarifi mümkün olmayan nimetler sûretinde meyve ve netice verecektir.

Buna benzer birçok amellerin uhrevî neticeleri ve meyveleri âyet ve hadislerde beyan edilmiştir. Dünyadaki amellerimizin en büyük neticesi ve meyvesi, şüphesiz cennette ebedî bir saâdet olacaktır.

Rububiyet, Allah’ın mahlûkatını tedbir ve terbiye etmesidir ki, bu tedbir ve terbiye elbette ibadeti iktiza eder. Yani Allah’ın rububiyeti bir dairedir, bu daireye ancak ibadet dairesi ile mukabele edilir. Öyle ise amellerimizin en büyük meyvelerinden birisi de Allah’ın bu sonsuz merhametli terbiyesine karşı bir cevap ve bir mukabele oluyor.

Meselâ, nasıl ki öğretmen bizi eğitim ve öğretim ile terbiye ediyor, bizim de bu iyiliğe ve terbiyeye mukabil ona itaatli ve saygılı olmamız gerekir ve bu itaat o terbiyeye bir cevap mahiyetinde olduğu için, itaat bir meyve ve netice oluyor.

Tohum, çekirdek ve hafıza gibi varlıkların ortaya koyduğu "saklama ve koruma" fiilleri “Hafîz” ve “Rakîb”, isimlerine, bu isimler de âhirete ve haşre işaret ediyor. Muhafaza ise, muhasebe, mükafât ve mücazat içindir. Bunun neticesi de ya ebedî cennet veya nihayetsiz cehennemdir.

Bu dünyada bütün bitkilerin, ağaçların, kuşların ve hayvanların her şeyini tohumlarında, çekirdeklerinde ve yumurtalarında muhafaza eden bir Hafîz ve Rakîb, kâinatın halifesi ve en büyük mahlûku olan insanın amellerini de elbette muhafaza ve kayıt altına alacaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...