“Cenâb-ı Hak ve Mabud-u Bilhak, insanı şu kâinat içinde rububiyet-i mutlakasına ve umum âlemlere rububiyet-i âmmesine karşı en ehemmiyetli bir abd… ” İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın bütün sıfatları gibi rububiyeti de mutlaktır. İlâhî sıfatlar hakkında “mutlak” kelimesi, kayıtlanamayan, icraatına engel olunamayan manasına gelir. Allah’ın rububiyeti de mutlaktır. Yani O her şeyi dilediği gibi terbiye eder. Buna engel olabilecek bir başka kudret, bir başka irade düşünülemez.

Fatiha Sûresinde Allah’ın “Rabbü’l-âlemîn” olduğu bildirilir. “Rububiyet-i âmme” ifadesi bu âyeti hatırlatır. Bu terbiyeye karşı en ehemmiyetli abd insandır. Yani, bu terbiyeler evvela insana bakar. Güneşten Aya, meyvelerden sebzelere, atın çevikliğinden, arının bal yapmasına, koyunun sütünden, tavuğun yumurtasına kadar bütün terbiye fiilleri evvela insana bakmaktadır. “En ehemmiyetli” ifadesi bu evleviyeti ders verir.

İnsan bu âlemden ve içindekilerden en mükemmel şekilde nasıl faydalanabilecekse, bütün bu varlıklar ona göre yaratılmışlardır. “Karşı” kelimesi de bu manayı ders verir.

Abd kelimesinin de hususî bir ehemmiyeti vardır. Bu “abd” kelimesi rububiyete ve “Rab” ismine bakar. Bütün âlemlerde hükmeden bu “rububiyet” tecellilerini hayretle ve hamd ile tefekkür edenler “ubudiyet” vazifelerini yerine getirir ve “abd” olurlar. Etmeyenler insanlıklarını kaybeder ve hayvandan daha aşağı düşerler.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...