Block title
Block content

ADEM-İ TECEZZİ

 
Mekân ve bölünme kelimeleri ancak madde için söz konusudur.

İnsanın bedeni parçalanabilir, ama ruhu bölünmez ve parçalanmaz. Nurdan yaratılmış olan melekler âlemi için de bölünme ve parçalanma söz konusu değildir.

İman da nur sınıfına girer; o da tecezzi kabul etmez, yani parçalara ayrılmaz.
Okuduğumuz surelerin sevapları da öyledir. Binlerce insana bağışladığımız bir Fatiha, her birinin ruhuna, bölünmeden intikal eder.

Allah’ın bir ismi Nur’dur, bütün isim ve sıfatları da nuranîdir.
“Şu umum envâr ve bütün nuraniyat O’nun envâr-ı kudsiye-i esmâsının bir kesif zılâli...” (Sözler)

Bütün nurlar, ilâhî isimlerin nurlarına göre kesif bir zılal, yani koyu ve katı bir gölge gibi kalır.

Allah’ın birer mahluku olan bütün nuranî varlıklarda geçerli bulunan adem-i tahayyüz ve adem-i tecezzi, yani bir mekânda bulunmama ve bölünüp parçalanmama gerçeği, O’nun bütün isimleri ve sıfatları için de geçerlidir. Bundandır ki, bu isim ve sıfatların mahlukatta tecelli etmeleri, onların bölünmeleri mânâsına gelmez.
Paylaş
Yükleniyor...