Ahir zamanda, Hz. İsa'nın Din-i Hakikisi mi hükmedecek?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hz. İsa (as.)'ın din-i hakikisi demek, Cenab-ı Hakk'ın katında en makbul, en son ve en mükemmel din olan İslam’dır, tahrif edilmiş bozulmuş Hristiyanlık değil. Hristiyanlık İslamiyet'e tâbi olacaktır. Ve bu iki din omuz omuza verip küfr-ü mutlakı ve inkâr-ı ulûhiyet fikrini tar u mar edip dağıtacaktır. Habib-i Kibriya Efendimiz Hatemü’l Enbiya olduğu için, onun dünyayı teşrifiyle peygamberlik kapısı kapanmıştır. Bu bakımdan, Hz.İsa (as) peygamber olarak değil, velayet yönüyle tekrar dünyaya gelecektir. Yeni bir şeriat getirmeyecek, Kur’an’a ve sünnete tâbi olacak, imanın ulvi hakikatlerinin ve eşsiz güzelliklerinin tüm dünyaya yayılmasına vesile olacaklardır.

Her peygamber gibi Hz. İsa (a.s) da insanları hakka, hakikate davet ediyor, onları Allah’ın varlık ve birliğine inanmaya, Ona kul olmaya çağırıyordu. Bu vazifesinde hiç tereddüt göstermiyor, korku ve endişeye kapılmıyordu. Davasında sebatkâr ve sadıktı. Hz. İsa (as) tebliğ vazifesini taviz vermeden yapmaya devam ettikçe Yahudilerin haset ve kinleri artıyordu.

Sonunda onun vücudunu ortadan kaldırmaya karar verdiler ve planlarını tatbik sahasına koydular. İçlerinden Tatyanos isimli bir münafığı Hz. İsa (as)’nın yanına gönderdiler. Kendileri de dört bin kişilik bir kalabalıkla evinin etrafını çevirdiler. Tatyanos içeri girdiğinde Hz. İsa (as)’ı bulamadı. Haberi duyurmak üzere dışarı çıkarken, Cenab-ı Hak onun yüzünü Hz. İsa (as)’ın yüzüne benzetti. Yahudiler kendisini görür görmez, Hz. İsa (as) zannederek yakaladılar. Her ne kadar “Ben İsa değilim!..” diye feryat etse de kimse dinlemedi. Sonunda çarmıha gererek öldürdüler.

Evet Hz. İsa (as) hâlâ hayattadır, ölmemiştir. Ahir zamanda ise yeryüzüne ineceğini pek çok sahih hadis bildirmiştir.

Hz. İsa’nın Allah katına yükseltildiği, bir benzerinin öldürüldüğü ayetlerde şöyle haber verilmektedir: “Ey İsa! Şüphesiz, seni ben vefat ettireceğim. Seni kendime yükselteceğim…” (Al-i İmran Suresi 3/55)

“Halbuki O’nu öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi. O’nun hakkında anlaşmazlığa düşenler, bu konuda kesin bir şüphe içindedirler. O hususta hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. O’nu kesin olarak öldürmediler.” (Nisa Suresi 4/156-157)

“İnkârcılar onu öldürmek için tuzak kurmuşlardır, ama Allah bu tuzağı bozmuştur.” (Âl-i İmran Suresi 3/54)

Bu ayetlerden de açıkça anlaşıldığı gibi Hz. İsa hayattadır, ruhu henüz kabzedilmemiş ve eceli gelmemiştir. O’nun dünyada göreceği daha birçok hayırlı ve mühim işleri vardır. Yeryüzüne inecek ve vazifesini ifa ettikten sonra o da her nefis gibi vefat edecektir.

Hz. İsa’nın yeryüzüne inişi âhirzaman’ın ikinci devresi ve kıyametin büyük bir alameti olacaktır. Resulullah Efendimiz (sav.) şöyle buyurur: “Hayatım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, Meryem oğlu (İsa Aleyhisselam)’ın âdil bir hâkim olarak sizin içinize inmesi muhakkak yakındır.” (Kenzu’l-Ummal, Kitabu’l-İman, Bab-ı Nüzul-i İsa İbn-i Meryem, 14/332)

Sahih-i Müslim’de Cabir bin Abdullah’ın rivayet ettiği hadis-i şerifin meali şöyledir:

“Ümmetimden bir cemaat kıyamet gününe kadar hakka yardımcı ve hizmetçi olarak devam edecektir. Nihayet Meryemoğlu İsa iner, Müslümanların emiri O’na der: 'Gel, bize namaz kıldır.' Hz isa der: 'Hayır, Allah’ın bu ümmete bir ikramı olarak sizin bir kısmınız diğer kısmı üzerine emirlersiniz.' (1)

Bu ve buna benzer rivayetleri Mektubat adlı eserinde tefsir ve izah eden Üstad Hazretleri şu hususlara dikkat çeker: Dünyayı saran dinsizlik cereyanı çok kuvvetli olduğu bir zamanda, Hristiyanlık, tevhide yaklaşarak hurafelerden ve tahriflerden kurtulacak ve İslamiyet’le birleşecektir.

Hakiki Hristiyanlığın İslamiyet’e tâbi olması neticesinde hak din büyük bir kuvvet bulacak ve dinsizlik cereyanı karşısında ayrı ayrı iken mağlup olan İslamiyet ve Hristiyanlık dinleri birleşip büyük bir kuvvet elde ederek onu bozguna uğratacaktır. Bu ittifakı gerçekleştirecek olan âhir zaman Hristiyanları hakkında sahih rivayetlerde büyük medihler vardır.

Üstad Hazretleri, Hz. İsa (as)’ın bedeni ile beraber tekrar yeryüzüne ineceğini şöyle ifade etmektedir:

“... Alem-i semavatta cism-i beşerisiyle bulunan Şahs-ı İsa Aleyhisselam, o din-i hak cereyanının başına geçeceğini bir Muhbir-i Sadık bir Kadir-i Küll-i Şey’in (Allah’ın) vaadine istinat ederek haber vermiştir. Madem haber vermiş, haktır. Madem Kadir-i Küll-i Şey vaad etmiş, elbette yapacaktır."

"Evet, her vakit semavattan melaikeleri yere gönderen ve bazı vakitte insan suretinde va’z eden (Hz. Cebrail’in Dıhye suretine girmesi gibi) ve ruhanileri alem-i ervahtan gönderip beşer suretinde temessül ettiren, hatta ölmüş evliyaların çoklarının ervahlarını cesed-i misaliyle dünyaya gönderen bir Hakim-i Zülcelal, Hz. İsa Aleyhisselamı, İsa dinine ait en mühim bir hüsn-ü hatimesi için, değil semay-ı dünyada cesediyle bulunan ve hayatta olan Hz. İsa, belki alem-i ahiretin en uzak köşesine gitseydi ve hakikaten ölseydi, yine şöyle bir netice-i azime için O’na yeniden ceset giydirip dünyaya göndermek, o Hakîm’in hikmetinden uzak değil, belki Onun hikmeti öyle iktiza ettiği için vaad etmiş ve vaad ettiği için elbette gönderecek."

"Hz. İsa Aleyhisselam geldiği vakit, herkes Onun hakiki İsa olduğunu bilmek lazım değildir. Onun mukarreb ve havassı (yakınları ve has dostları) nur-u iman ile onu tanır. Yoksa bedahet derecesinde herkes onu tanımayacaktır.”(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Müslim, İman 247.

(2) bk. Mektubat, On Beşinci Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Murat Eyyü
Muhammed aleyhisselamın dininden önceki dinler neshedildi. Allahü teala bunları beğenmez Muhammed aleyhisselamın dininden razıdır. Allahın düşmanlarıyla birleşilemez. Müslüman olurlarsa kardeşimiz olurlar...
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
nnezih
murat eyyü kardeşimizin yorumu çevremdede ifade ediliyor. yani islamiyet haricinde hak din varmıki islamiyetle birleşsin? peygamberimiz islamiyeti Allahın izniyle getirğinde herkesin müslüman olması gerekmezmi ?Allah ben size din olarak islamı seçtim demiyormu ?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)
Suali soran kardeşimize istidâ.. Ne acib ifadelerimiz var.. Hakiki hristiyanlık zaten, İslama tabi olmuş olandır.. Sanki bir kaç yüzyıl evvel bizlerin dedeleri de herhangi başka bir dine mensup değiller miydi? Biz hristiyanlara bu tavırla yaklaşırsak, İslamı kime kabul ettireceğiz peki? Derdimiz son ve en mükemmel dini kendi kalemize hapsedip, cenneti şahsımıza has görmek değilse eğer, her halu kârda, bu dünyada yaşayan herkes, islama namzettir! O zaman bu vazifenin şuurunda olarak hal ve kalimize dikkat edelim.. Efendimiz a.s.m.'da böyle kırıcı ve dışlayıcı olsaydı, bugün müslüman olmuş nice nice milletler, İslam olmazlardı.. Rum suresi niye inmiştir? Orada çok ince sırlar vardır! Ve bizler hristiyanlık şu-bu desekte, Kur'an'da açık ayetler vardır.. Ehl-i kitabın kestiğinin yeneceğine dair.. Aksi olsa, bu ifadalerinizin mânası geçerli olsaydı, Rabbimiz, "müslüman olmayan kimsenin kestiğini yemeyin" diye emrederdi! Bu inceliklere dikkat edersek İslamın zaferi kolaylaşır.. Etmez ve herşeyi husumet üzerine bina edersek, işte bu günkü dünyanın hali! Memnun olan var mı bu halden..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...