Levh-i mahfuz mahlûk mudur?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İmam-ı Mübin kaderin bir ismi ve unvanıdır, eşyanın yol haritasını çizer. Kitab-ı Mübin ise, kaderde tayin ve tespit edilmiş mukadderatların, eşyada infaz edilmesi ve vucut sahasına çıkarılmasıdır.

Levh-i Mahfuz ise; Allah’ın ilminin bir unvanıdır. Levh-i Mahfuz'da her şey noksansız ve son hali ile yazılıdır. Burada bir değişiklik ve bozulma söz konusu değildir. Yani mevcudatın ve mahlûkatın, Allah’ın ilmindeki manevî vücutlarıdır. ÜstadHazretlerinin diğer ifadesi ile “vücud-u ilmileridir.”

"Gökte ve yerde gizli olan hiçbir şey yoktur ki, apaçık olan bir kitapta olmasın." (Neml, 27/75)

Bu ayette geçen apaçık kitap; Levh-i Mahfuz olarak yorumlanmıştır.

Levh-i Mahfuz Allah’ın hafiz isminin azami tecellisidir. Levh-i Mahfuz'un mahlûk olduğuna işaret eden hadisler ve görüşler şu şekildedir:

İbn Abbas (ra) dedi ki: "Şüphesiz yüce Allah'ın yarattıkları arasında beyaz inciden Levh-i Mahfûz da vardır. Onun her iki kapağı kırmızı bir yakuttandır. Kalemi nurdur, yazısı da nurdur. Her gün ona üç yüz altmış bakış -yahut defa- bakar. Bu bakışların her birisinde yaratır, rızık verir, hayat verir, öldürür, aziz kılar, zelil eder ve her ne dilerse onu yapar. İşte yüce Allah'ın:

"O her gün (her an) bir iştedir."(Rahman, 55/29)

ayeti bunu iafade etmektedir.

Bütün bu takdirler kaderin bir tafsilatıdır. Bu ilk kader ise, yüce Allah'ın Kalemi yarattığı vakit, Levh-i Mahfuza yazmasını emrettiği kaderdir.(1)

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

"Daha doğrusu o çok şerefli bir Kur’ân’dır. Levh-i Mahfuz’dadır."(Buruc, 85/21-22)

Sözü geçen Levh, Yüce Allah’ın bütün mahlûkatın kaderlerini, ölçülerini, kendisinde yazdığı Levh’tir. Kalem’den maksat ise Yüce Allah’ın yaratıp kendisi ile sözü edilen Levh’e ilahî takdirlerini yazdığı şeydir.(2)

Levh-i Mahfuz, daha insanlar ve kâinat yaratılmadan önce vardı.

Ömer b. Amr b. As (r.a) şöyle dedi: Rasulullah (s.a.s)’ın şöyle söylediğini duydum:

“Allah (c.c) yarattıklarının kaderlerini, gökleri ve yerleri yaratmadan elli bin sene önce yazdı ve arşı su üzerinde idi.”(3)

Rasulullah (s.a.s) şöyle dedi:

“Hiçbir şey yokken sadece Allah (c.c) vardı ve arşı su üzerinde idi. Her şeyi zikir (levhil mahfuz)de yazdı. Sonra gökleri ve yeri yarattı.”(Buhari)

Ubade b. Samit (r.a) Resullullahın bir çocuğa şöyle dediğini işittiğini söyler:

“Ey çocuğum! Sana isabet eden şeylerin mutlaka sana isabet edeceğine, isabet etmeyeceklerin ise sana isabet etmeyeceğine inanmadan gerçek imanı tadamazsın.”

“Allah (c.c) ilk olarak kalemi yarattı. Sonra ona yaz dedi. Kalem: 'Ey Rabbim! Ne yazacağım?' dedi. Allah (c.c) ona: 'Kıyamet gününe kadar olacak her şeyin kaderini yaz.' dedi.”

Ubade b. Samit çocuğuna şöyle dedi:

“Ey çocuğum! Rasulullah (s.a.s)’ın yine şöyle dediğini duydum:

“Kim bu inanç üzere ölmezse benden değildir.” (Ebu Davud)

Dipnotlar:

(1) bk. Hafız b.Ahmed el-Hakemi, İslam Akaidi.

(2) bk. İbnEbi’l-İzzed-Dımeşkî el-Hanefî, El-Akidetu’tTahawiyye Şerhi.

(3) bk. Müslim, Kader, 2/16.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Ziyaretçi (doğrulanmadı)
Allah razı olsun teşekkürler
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...