Block title
Block content

"Akıl ve hikmet ve istikrâ ve tecrübenin şehadetleriyle sabit olan hilkat-i mevcudattaki adem-i abesiyet ve adem-i israf, saadet-i ebediyeye işaret eder." İzah eder misiniz; "hikmet" konusu ikinci medarda da geçiyordu, ne farkı var?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Burada hikmetli yaratılışın iki ayrı şubesi nazara verilmiş oluyor. Birisi, adem-i abesiyet, yani her şeyin mânalı ve faydalı olması, hiçbir şeyin boş, gereksiz olmaması. Bu cihet üzerinde bir önceki soruda durulmuştu. İkincisi ise adem-i israf, yani hiçbir şeyin israf edilmemesi, her bir şeyin binlerce fayda sağlaması. Bunun misâlleri sayılamayacak kadar çoktur. Kendi vücudumuza baktığımızda hiçbir şeyin israf edilmediğini açıkça görürüz. Bir çift göz ile bütün renkleri, bütün şekilleri, uzakları, yakınları, büyükleri küçükleri görürüz. Keza aynı ellerle hem yazı yazarız, hem sanat eserleri yaparız, hem de yüzümüzü temizleriz. Konuyu hücre çapında ele aldığımızda bir hücrenin yaptığı işleri yapmamız için binlerce fabrika gerektiğini bilim adamları hayretle görüyor ve anlatıyorlar. Konuyu element çapında ele aldığımızda, sayıları mahdut olan elementlerden sayısız eşyanın yaratıldığını yine hayretle müşahede ederiz.

“Hattâ insanın başında, insanın muvazzaf olduğu vazifeleri görmek için her vazifeye göre birer tırnak kadar maddî bir şeyin bulunması îcabetseydi, bir başın Cebel-i Tur büyüklüğünde olması lâzım gelirdi ki, ashab-ı vezaife yer olsun.”(1)

Burada esas olarak şuna dikkatimiz çekiliyor:

İnsanın elementlerinden ve hücrelerinden, organlarına kadar ve kâinatın bütün sistemlerine kadar her şeyde görünen adem-i israf bize ders veriyor ki, eğer âhiret olmasa bütün bu varlıkların tamamı israf edilmiş olacaktır. Bunlar ancak saadet-i ebediyeyi netice vermekle hikmetsizlikten ve israftan kurtulurlar.

(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, Onuncu Risale.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...