Allah ebedi olduğu için, onun sıfat ve esmaları da ebedi ve sınırsızdır. İnsan fani olduğu için, sıfat ve istidatları da fanidir, sınırlıdır. Ancak ahirette ebedi yaşayacaktır. Ahirette istidatlarındaki sınır da kalkacak mı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın varlığını yoktan var eden Allah olduğu gibi, onu devam ettiren de Allah’tır. İnsanın İlahi bir vasfa sahip olması mümkün ve kabil değildir. Bu yüzden insanın sahip olduğu varlık ve buna bağlı olan kabiliyetler beka yurdu olan ahiret hayatında da Allah’ın var etmesine ve onun kayyumiyetine muhtaçtır. Yani insanın bir şeyi elde edip ondan sonra Allah ile irtibatı kesmesi söz konusu değildir.

İnsan, varlığının her boyutunda Allah'ın yaratmasına ve kudretine muhtaçtır. Ahiret aleminin bu dünyadan tek farkı fena ve ölüm hadisesinin olmamasıdır. Dünyada insanın elini ayağını kim kımıldatıyor ise, aynı şekilde ahirette de kımıldatacak O'dur.

Allah şimdi irade ve kudretini dünyadan çekse, her şey helak olup yok olur. Aynı mana cennet ve cehennemde de caridir. Varlığı ve bekayı ayakta tutan Allah’ın irade ve kudret sıfatıdır. Allah bu dünyadan ölümü kaldırıp yaşamaya devam edin emrini verse idi, yine biz bekaya mazhar olacaktık ama bu bekayı temin edip yaratan yine Allah olacaktı.

İnsanın bekası ile Allah’ın bekası arasında kıyasa gelmeyecek bir fark vardır. İnsanın bekası hadistir. Yani sonradan ve Allah tarafından verilmiş bir bekadır. Ama Allah’ın bekası ezeli ve ebedidir, başı ve sonu yoktur. İnsanın başlangıcı vardır, sonu ise Allah istemediği için yoktur. Bu sebeple insanın bekası Allah’ın bekası gibi vacip bir beka değil mümkün ve hadis bir bekadır.

Otuzuncu Söz'deki kayyumiyet meselesi bu konuda önemli izahlar getirmiştir, bakılabilir.

Kayyumiyet her şeyin Allah’ın kudreti ile ayakta durması anlamındadır. Yani atomdan ta galaksilere kadar her şey varlığında ve hareketlerinde Allah’ın kudreti ile varlar ve onun kuvveti ile hareket ediyorlar. Allah bir an kudretini bu kainattan ve varlıklardan çekse her şey yerle bir olup helak olur. İşte kudretin kainat ile olan bu münasebetine kayyumiyet deniyor.

Bu sıfatın bütün kainatta tecelli etmesine vahidiyet, yani celal ve azametli tecellisi denir. Kainatın küçük bir modeli olan insanda tecelli etmesine de ehadiyet, yani cemal ve rahmet tecellisi denir. Celal sıfatında azamet ve kibriya hükmederken cemal sıfatında ise ikram ve şefkat hükmediyor.

Dev galaksi ve yıldızların Allah’ın kudret ile kolay idare edilmesi onun büyüklüğünü hayretli bir şekilde bize gösterdiği gibi, aynı kudretin bir insan mide ve böbreğinde kayyumiyeti göstermesi de şefkat ve güzelliğinin bir tezahürüdür.

Kayyumiyet ile ezeliyet, tabir olarak biribirlerini tamamlayan ve bir birlerine lazım olan tabirlerdir. Kayyum mana olarak başlangıcı ve sonu olmayıp bir başka varlığa da dayanmadan kendi kendine yeten anlamında Allah’ın bir sıfatıdır. Allah kendi varlığının devamında ve bekasında başka hiçbir şeye muhtaç değildir. Ama bütün varlıkların devamı ve bekası ancak Allah’ın yaratması ve devam ettirmesi ile mümkündür.

İşte bütün mahlukları yaratıp varlıklarını devam ettiren sıfat, kayyum sıfatıdır. Allah’ın bu kayyum sıfatını da ayakta tutan ve devamını sağlayan sıfat ise ezeliyet ve ebediyet sıfatlarıdır...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...